18. Ceza Dairesi
18. Ceza Dairesi 2017/8278 E. , 2019/12934 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, haciz işlemi sırasında sanığın katılan avukata «bak avukat bey yanlış yapıyorsun üstüme fazla gelme, şeytana uymak istemiyorum, bela yolumdan eksik olmuyor'' şeklindeki sözlerinin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmak açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve yeterli olmadığından tehdit niteliğinde olmadığı, katılanın haczini talep ettiği gemi maketini yere atarak kırması eyleminin de katılanı hedef alınmadığı için cebir olarak nitelendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında sanığın beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; a) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini TCK'nın 6/1-d maddesine göre yargı görevi yapan kişilerden sayılan katılan avukata karşı gerçekleştirdiği halde hakkında TCK'nın 265/2. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini, b) 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.