19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/7126 E. , 2013/10198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili tarafından aleyhine yürütülen icra takibinde ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, bu taahhüt gereğince alacaklıya bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak yapılan ödemelere rağmen davalının müvekkili aleyhine taahhüdü ihlal suçundan şikayette bulunduğunu, müvekkilinin icra dosyasına tüm dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını belirterek davalıya fazladan ödenen 2.500-TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; istirdat davası açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin dosya borcu ile bir ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; aleyhine yürütülen takipte ödeme taahhüdünde bulunan davacının fazla ödeme yaptığı iddiasıyla dosyaya sunduğu dekontların takip borcuyla bir ilgisinin olmadığı, dekontlarda ödemelerin icra takip borcuna mahsuben yapıldığına dair bir açıklamanın yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.İİK.'nın 72. maddesi uyarınca istirdat davalarının ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece resen gözetilmelidir.
Somut olayda davacının istirdatını talep ettiği ödemelerin 2008 yılının 10. ayında yapıldığı, davanın ise 2010 yılında açıldığı ve böylece 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.