22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2019/5964 E. , 2019/16596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi , fazla çalışma ücreti, şua izin ücreti ve icap nöbet ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti: Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece Dairemizin 2013/26526 esas, 2015/1240 karar sayılı ve 27.01.2015 tarihli bozma ilamına kısmen uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliler ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, direnme sebebi ile dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş olup Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan incelemede direnme kararı uygun görülerek sair temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosya Dairemize göndelimiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Taraflar arasında Dairemizce yapılan bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilip getirilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece hükmüne kısmen uyulan Dairemizin 27.01.2015 tarihli bozma ilamıda mahkemenin uyma kararı verdiği 4. bendinde “Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının son ücreti, asgari ücret ile orantılanarak, geçmiş yıllara ilişkin ücreti bulunmuş ise de, davacının geçmiş bazı yıllarda aldığı ücrete ilişkin beyanları mevcut olup, davacının belirttiği ücretler, bilirkişi tarafından asgari ücrete oranlanarak ulaşılan ücretlerin altında bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacının geçmiş yıllar ücret miktarı yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde öngörülen talep ile bağlılık ilkesine aykırı biçimde karar verilmesi de usul ve kanuna aykırıdır.”gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Ne var ki, Mahkemece söz konusu bozma gerekçesine uyulduğu halde bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, davacının dönemsel ücretleri belirlenirken dava dilekçesindeki beyanları dikkate alınmadan talebi aşar şekilde belirleme yapıldığı görülmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle birkez daha “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Açıklanan nedenler ile; bozma ilamında belirtildiği şekilde, davacının dönemsel ücretleri belirlenirken dava dilekçesinde belirttiği ücret miktarları göz önüne alınarak talebi aşmayacak şekilde ücretin tespiti gerektiği halde bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.