4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalıdan, 1 adet Ofis V 15 Ana Kullanım, 1 adet Enerji V15 Ana Kullanım 1 adet V15+10 Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon Ana Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon+5 Kullanım 1 adet kurulum bedeli olmak üzere 32.000,00 TL bedel ile mal/hizmet satın alarak bedelini ödediğini, Satın alınan ürünlerin ayıplı olması olması nedeniyle, ödemenin geri alınması için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi ile takibin durduğunu, Söz konusu ayıp/hatalı işlemler nedeniyle davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde davalı şirketin teknik personel gönderdiği ancak sistemin aynı hataları vermeye devam ettiğini ve müvekkiline satılan sistemin halen sağlıklı bir şekilde işlemediğinden, müvekkilinin ayıplı ürün nedeniyle maddi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının %20'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında 32.000 TL alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya takibe konu miktardan dolayı borcunun olup olmadığı hususunda olup, dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, mali müşavir bilirkişinin 20/07/2018 havale tarihli raporunda; ........İnceleme gün ve saatinde davalı tarafın ticari defterlerinin ibraz edilmediği kayıt altına alınmıştır.
Davacı tarafın 2016 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yevmiye defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64/3 hükmüne göre bulunması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin mevcut olduğu görüldüğünden, davacı yanın Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı şirketin, Mal/Hizmet bedelleri karşılığı adına düzenlenmiş faturaları 320.00.Y27 - Satıcılar hesabında izlediği tespit edilmiştir.
Tek Düzen Muhasebe Sistemi içerisinde 320-Satıcılar Hesabı işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet altınlarından kaynaklanan senetsiz borçların izlendiği hesaptır. Bu ilişki içerisinde davalı tarafça davacıya 02.02.2016 tarih, .... seri numaralı ve içeriği, 1 adet Ofis V 15 Ana Kullanım, 1 adet Enerji V 15 Ana Kullanım 1 adet V15+10 Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon Ana Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon+5 Kullanım 1 adet kurulum bedeli olan KDV dahil 32.000,00 TL bedelli fatura tanzim edilmiş davacı tarafından yevmiye defterinin 02.02.2016 tarih, ..... yevmiye maddesi, 137. Sayfada kayıtlara işlenmiş ve karşılığında da; .... Bankası, .... Şubesi, .... hesap, .... seri numaralı 04.04.2016 vadeli 16.000,00 TL tutarlı çek, .... Bankası, .... Şubesi, .... hesap, ..... seri numaralı 01.04.2016 vadeli 16.000,00 TL tutarlı çek olmak üzere toplam 32.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. edildiği görülmektedir.
6- İSTANBUL ... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ ... E SAYILI DOSYASI:
Alacaklı Taraf, borçlu aleyhine 04.08.2016 tarihinde başlatmış olduğu ilamsız takipte 32.000,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,50 oranından başlayacak avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Borçlu tarafın vekili vasıtasıyla, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmesi sebebi ile, icra takibi Küçükçekmece .... İcra Müd. ..... E sayısıyla kaydı yapılarak takibin devam ettiği anlaşılmıştır. Alacaklı taraf Borcun sebebini her iki icra dosyasında borçlu tarafından düzenlenen 02.02.2016 tarihli, ..... seri numaralı 32.0000 TL bedelli faturaya konu edimlerin yerine getirilmemesinden dolayı borçluya yapılan ödememin iadesi talebi olarak beyan etmiştir.
Davacıya ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yapmış olduğum incelemede , davacının davalıdan icra takibine konu ettiği bedel faturasını almış ve kayıtlarına işlemiş olduğu gibi ayrıca bu bedeli de davalıya ödediği tespit edilmiştir, (ticari defter kayıt fotokopileri dosyaya iliştirilmiştir.) AYIP İHBARI İLE İLGİLİ BİLDİRİMLER:
Tacirler arasındaki alım-satım sözleşmesinin ayıplı ifasına ilişkin TK. m. 23 hükmüne göre: "Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanununun 223. inci maddesinin ikinci fıkraları uygulanır.".
TK. m. 23 hükmü esasında, ayıplı ifa halinde, ihbar yükümlülüğü sürelerini düzenleyen bir hükümdür. Bu madde kapsamında ayıplar bakımından üçlü bir ayrım yapılmaktadır: Teslim sırasında belli olan yani açık ayıplar, denetim (muayene) sonucu ortaya çıkan ayıplar ve gizli ayıplar. TK. m. 23 gizli ayıplar bakımından BK. m. 223 hükmüne yollama yapmaktadır.
Satılan malda açık bir ayıp yok ise, alıcı emtiayı aldıktan sekiz gün içinde muayene etmek ya da ettirmek ve bu muayene sonucunda emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, durumu bu süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde satılanı kabul etmiş sayılır (Mülga TK. m. 25/l-b.3; BK. m. 198/2-c.l); meğerki satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılmayacak bir ayıp bulunsun (Mülga TK. m. 25/l-b.3-c.3; BK. m. 198/2-C.2). Bu son halde gizli ayıplara işaret edilmiş olmaktadır (Hüseyin Ülgen/Ömer Teoman/Mehmet Helvacı/Abuzer Kendigelen/Arslan Kaya/N.Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2006, n. 744-746).
Açıkça belli olmayan ve adi bir muayene sonucunda meydana çıkarılamayan ayıplar gizli ayıplardır. Böyle bir ayıp; sonradan malın kullanılmasıyla (Ülgen, Ticari İşletme Hukuku, n.
747.veya laboratuar tahlili yapılarak ya da satılan malın içi sökülüp parçalar tek tek muayene edilerek anlaşılabilir (İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Birinci Cilt, İstanbul 2004, s. 290). Bir başka deyişle, fenni ve teknik bir muayene ile ancak meydana çıkarılması mümkün olan veya uzun bir süre kullanıldıktan sonra ortaya çıkabilecek mallardaki ayıplar, gizli ayıp olarak nitelendirilir (Doğanay, s. 292). Dava konusu bilgisayar yazılım sistemindeki arıza ancak sistemin kurulup kullanılması sonucu ortaya çıktığından; somut olay açısından bir gizli ayıbın varlığının kabul edilmesi gerekir. Bu durumda ayıbın ihtarı için 8 günlük sürenin uygulanması söz konusu değildir.
Somut olayımızda da davalının, davacıya karşı herhangi bir ayıp ihbarı olmadığı görülmüştür. Ancak davalı tarafın davaya cevap vermediği ve savunma yapmadığı görüldüğünden ve özellikle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 231. Maddesi gereğince "...Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak İki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu İse, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükmü gereğince 02.02.2016 tarihinde davacıya satılan mal için, davacı tarafından 04.08.2016 tarihinde başlatılan geri iade davasında, dava açma hakkı olduğundan takdir mahkemeye ait olmak üzere satılan mal/hizmetin ayıplı olduğu ve bedelinin davacıya iadesinin gerektiği mütalaa edilmiştir. Sonuç :
1.Davacının 2016 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine istinaden delil niteliğine haiz olduğu, Davacının, davalıdan 02.02.2016 tarih, 380484 seri numaralı ve içeriği, 1 adet Ofis V 15 Ana Kullanım, 1 adet Enerji V15 Ana Kullanım 1 adet V15+10 Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon Ana Kullanım 1 adet Restoran Otomasyon+5 Kullanım 1 adet kurulum bedeli olan KDV dahil 32.000,00 TL bedelli mal/hizmet satın aldığı ve bedelini iki adet çek ile 32.000,00 TL olarak ödediği ve bunları yevmiye defterinin 02.02.2016 tarih, ... yevmiye maddesi, 137. Sayfada kayıtlara işlediği,
2.Sayın mahkemenin davacının, davalıdan satın almış olduğu ürünlerin/hizmetin ayıplı olduğu gerekçesi ile davacıya iadesine karar ittihazı halinde de davacının 32.000,00 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,50 oranından başlayacak değişen oranlardaki avans faiz oranlarından faiz işletilmesi gerekeceği,
3.Davalı tarafın, ticari defterlerini ibraz etmediği ancak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ve 6098 sayılı TBK'nın 231. Maddesine göre davacının, davalı aleyhine ayıp nedeniyle dava açabileceği, açıklanmış, dava konusu davalı tarafından davacıya 02/02/2016 tarihinde satılan bilgisayar programının ayıplı olduğu iddiasıyla davacı tarafından davalıya ödenen 32.000 TL nin iadesine ilişkin yapılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası olup, davacının davalıya fatura bedelini ödediği, davalının ayıp iddiasını kabul etmediği, nizanın çözümü için davacı elinde bulunan bilgisayarlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, ancak davacı vekilinin 6 nolu celsede dosyada mevcut deliller doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, bilgisayarlar üzerinde bilirkişi incelemesi talebinin olmadığını, incelemeye ilişkin delile dayanmadığını beyan ettiğinden ayıpla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılamadığından davacının iddiasının dosyada mevcut delillerle de kanıtlayamadığından subut bulmayan davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının REDDİNE,
2.Davacının yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
3.Davalı lehine takdir edilen 3.840,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Alınması gereken 44,40.-TL karar harcından peşin alınan 386,48.-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,08.-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
5.Kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) Davacı vekili Av. ......,
Davalı vekili Av. ... yüzüne karşı verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)