21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2013/20493 E. , 2013/24299 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışındaki çalışmalarına ait süreleri borçlanma hakkının bulunduğunun tesbitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, dava dilekçesinin "netice-i talep" kısmında yaşlılık aylığı talebi değerlendirilirken 1976-2000 yılları arasında Almanya'da ödediği primlerin yurt dışı borçlanmasına esas alınması gerektiğinin tespiti ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının yurt dışı borçlanmasını gerçekleştirmesi halinde hangi kanun uyarınca ve hangi şartlarda aylığa hak kazanacağının tespitini istemiş dava dilekçesinin "açıklamalar" bölümünde ise davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 05.08.1976 olarak tespiti ile 14.10.2010 tarihinden itibaren 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olması nedeniyle borçlanmanın bu bent kapsamında yapılması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Davacının talebinin özü, davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 05.08.1976 olarak tespiti ile davacının borçlanmak istediği 23 yıllık sürenin 1976-2000 yılları arasındaki dönem olarak belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 05.08.1977 olduğunun tespiti ile davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının ve buna bağlı yaşlılık aylığı tahsis talebinin 4/1-a bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 05.08.1959 doğumlu davacının 20.12.2012 tarihinde Kuruma başvurarak her hangi bir dönemi açıkça yazmayarak 23 yıllık süreyi borçlanmak istediği, davacının borçlanma talep tarihinden önce 14.10.2010 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı çalışması bulunması nedeniyle Kurumun 10.01.1988-09.01.2011 tarihleri arasındaki 23 yıllık (8280 gün) süreyi 4/1-a bendi kapsamında borçlanma imkanı tanıdığı, dosyada borçlanma bedelinin ödenmesine dair makbuz ve yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesinin bulunmadığı, davacının yurt dışında fiilen (eylemli) çalışma başlangıcının 09.04.1979 tarihi olduğu, bu tarihten önce 05.08.1976-30.03.1979 tarihleri arasında okul eğitimi gördüğü anlaşılmaktadır.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemlerin, çalışmaya dayalı olmayan sigorta kapsamındaki sürelerin ve ev hanımı olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesininn 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Öte yandan prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak veya meslek öncesi eğitim kursu geçen sürelerin de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Somut olayda, davacının 05.08.1976-30.03.1979 tarihleri arasında okul eğitimi gördüğü, bu dönemde fiili çalışmasının ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak prim kesintisinin bulunmadığı, fiili çalışmasının 09.04.1979 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının Almanya'da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 09.04.1979 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Mahkemece, davacının yargı önüne getirdiği uyuşmazlığın tam olarak tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Davacının talebinin özü, davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 05.08.1976 olarak tespiti ile davacının borçlanmak istediği 23 yıllık sürenin 1976-2000 yılları arasındaki dönem olarak belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının ve buna bağlı yaşlılık aylığı tahsis talebinin 4/1-a bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kurum, borçlanma talep tarihinden önce Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı çalışması bulunması nedeniyle davacıya bu bent kapsamında borçlanma imkanı tanımış olup bu yönde Kurumca çıkartılmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının henüz yaşlılık aylığı tahsis talebi bulunmadığı halde ve üstelik yaşlılık aylığı koşullarının tahsis talep tarihine göre belirlenmesi gerektiği düşünülmeden ileride yapılacak olan yaşlılık aylığı tahsis talebinin şimdiden Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi de doğru değildir.
08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 17’nci maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen geçici 81’inci maddesinde (A), (B) ve (C) bentleri olarak düzenleme yapılmıştır. Sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin saklı tutulan haklara yönelik hüküm içeren (A) bendinde; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; (B) ve (C) bentlerinin Anayasa Mahkemesi’nin 23.02.2001 gün ve 1999/42 Esas, 2001/41 Karar numaralı ilâmı ile iptal edilmesi üzerine kanun koyucu tarafından söz konusu bentler 23.05.2002 günü yürürlüğe giren 4759 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi ile yeniden düzenlenerek (A) bendi koşullarına sahip olmayanlar için kademeli geçiş öngörülmüştür.
Kademeli geçişte 08.09.1999 ve 23.05.2002 tarihinden önceki döneme ait yurt dışı borçlanmaları kademeli geçiş hesabında dikkate alınmakta olup (Hukuk Genel Kurulunun 2010/21-302 E. 2010/438 K. sayılı kararı) somut olayda davacının borçlanma talep dilekçesine konu sürenin 1976-2000 yılları arasında belirlenmesi istemi bulunmaktadır. Kurum ise davacının her hangi bir dönemi açıkça yazmayarak 23 yıllık süreyi borçlanmak istemesi nedeniyle borçlanma dönemini 10.01.1988-09.01.2011 tarihleri arasındaki 23 yıl olarak belirlemiştir. 3201 sayılı Kanun'un "Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı" başlıklı 5.maddesinin 1.fıkrasına göre "Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır."
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular ışığında davacının borçlanmak istediği 23 yıllık sürenin 10.01.1988-09.01.2011 tarihleri arasındaki dönem olarak belirlenmesine dair Kurum işleminin yerinde olup olmadığı incelenerek uyuşmazlığa dair olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki uyuşmazlığın belirlenmesinde hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.