Esas No
E. 2016/12324
Karar No
K. 2018/13893
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

18. Ceza Dairesi         2016/12324 E.  ,  2018/13893 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, Boğaziçi İmar Kanununa muhalefet
HÜKÜMLER: Beraat

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1.04/11/2011 tarihli iddianame ile, 7-8 ve 9. parsellerde bulunan taşınmazda kısmi bodrum ve zemin kattan ibaret yapının, 02/03/2012 tarihli iddianame ile de, 16 parselde çatı katına oda ve teras yapıldığının belirtilmiş olması nedeniyle sanık hakkında iki ayrı kamu davası açılmasına rağmen, hiçbir gerekçe sunmadan tek bir beraat kararı verilmesi,

2.TCK'nın 184/1. maddesinde, yapı ruhsatı almadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak ve yaptırmak suç olarak düzenlenmiş, bina kavramı ise 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde tanımlanmıştır. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13/d maddesinde ise yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklik ve eklentiler, yıkılması gereken yapılar olarak tespit edilmiştir. Aynı Kanunun 18. maddesinde, 13. maddeye göre yıktırılması gereken yapıların sahipleri hakkında hapis cezası öngörmüştür. 2960 sayılı Kanun kapsamındaki bölgede yapılan izinsiz imalatın, bina niteliğinde olması durumunda sanığın eylemi 2960 sayılı Kanunun 18. maddesi ile TCK'nın 184/1 maddesinde tanımlanan suçları oluşturacak, TCK'nın 44. maddesi gereğince sanığın daha ağır cezayı gerektiren 184/1 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilecek, izinsiz imalat bina niteliğinde değilse, sanığın 2960 sayılı Kanunun 18. maddesinde düzenlenen suçtan sorumlu tutulması gerekecektir. TCK'nın 184/1. maddesinde, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Kanunu'nun 5. maddesinde bina kavramı, “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. Dosyadaki 15/10/2010 ve 18/10/2010 tarihli yapı tatil tutanaklarında, sanık tarafından 12-13 ve 14 nolu parsellerde “kısmi bodrum ve zemin kattan ibaret bina” yapıldığı, 16 nolu parselde ise “imarlı binadaki çatı katına kaçak oda ve teras” yapıldığı belirtilmiş, yargılama sonunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmiştir. Dosya kapsamına göre, taşınmazların sanık tarafından 1981 ve 2001 yıllarında satın alındığı, sanığın taşınmazları satın aldıktan sonra yapılarda bir değişiklik yapmadığını savunduğu, dinlenen iki tanığın sanık savunmasını kısmen doğruladığı anlaşılmış ise de, tanıkların sadece bir taşınmaz hakkında ifade vermesi, 01/07/2013 tarihli bilirkişi raporunun ise bilimsel yeterlilikten uzak olması ve suça konu imalatların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı yönünde incelemenin eksik bırakılmış olması karşısında; Taşınmazların bulunduğu yere dair suç tarihi ve öncesini kapsar bir şekilde yıllara göre güncellenmiş hava fotoğraflarının belediye veya diğer ilgili kuruluşlardan temin edilmesi, imalatların kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığına dair kolluk araştırması yapılması, taşınmaz komşuları kamu tanığı olarak dinlenerek imalatların yapım tarihi ve yapan kişi konusunda görgülerinin sorulmasından sonra gerektiğinde mahallinde yeniden keşif ve uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve özellikle imalatların üretim tarihleri bilirkişiye tespit ettirilip, yapının eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını içeren ve ayrıca imalatların bir alan artışı sağlayıp sağlamadığı, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, bu imalatların 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki bina vasfında ya da idari para cezasını gerektirir projeye aykırı bina içi tadilat niteliğinde olup olmadığı konularında teknik verilere uygun bir şekilde bilirkişiden rapor alınması, imalatların yapım tarihinin kesin olarak tespit edilip, tüm deliller toplandıktan sonra yapı tatil zabıtlarında belirlenen inşai faaliyetlerin bina niteliğinde olduğunun ve bu imalatların sanık tarafından yapıldığının belirlenmesi halinde, sanığa yüklenen eylemin hukuki anlamda tek fiil olacağı ve tek fiil ile hem TCK'nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma hem de 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 18. maddesine muhalefet suçunun oluşacağı, TCK'nın 44. maddesi gereğince de daha ağır cezayı öngören imar kirliliğine neden olma suçundan sanığın cezalandırılması gerekeceği, yapılan tadilat ve iyileştirmelerin bina vasfında olmadığının tespit edilmesi durumunda ise eylemin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 18. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağının tespit edilmesi, eylemin imar kirliliğine neden olduğunun anlaşılması halinde, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma neticesinde karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog