17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/6405 E. , 2013/3886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili,dava konusu ....,... ada 1 parseldeki taşınmazı 19.12.2008 tarihinde davalı borçlu ...'e satmalarına rağmen borçlu ...'in satış bedelini ödememek için taşınmazı kendi adına değil oğlu davalı ... adına tescil ettirildiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun İİK 277 ve devamı maddeleri ve BK 18. madde gereğince batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiş,15.2.2011 tarihli dilekçesiyle de dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin davadan önce 6.2.2009 tarihinde dava dışı şahıslara satıldığından HMK 186.maddesinin uygulama imkanı olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili,HUMK'nun 9.maddesi gereğince Şanlıurfa Mahkemelerinin yetkili olduğunu,takibin kesinleşmediğini, aciz belgesi sunulmadığını,tasarrufun borçtan önce yapıldığını,tasarrufun müvekkili tarafından değil bizzat davacı tarafından yapıldığını,davalı ...'in taşınmazı alacak ekonomik gücü olduğunu ,dava konusu taşınmaz satışından bir ay önce davalı ... tarafından Şanlıurfa'da değeri 7.200.000,00 TL olan taşınmazın davacıya satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, HUMK'nin 9.maddesi gereğince Şanlıurfa Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava koşullarının oluşmadığını,dava konusu taşınmazı davalı ...'den değil bizzat davacının vekilininden 2.500.000,00 TL bedelle aldıklarını,satış bedelinin ödendiğini,müvekkilinin ekonomik durumunun iyi olduğunu 17.11.2008 tarihinde 62.000 m2'lik arsayı davacıya 7.200.000.00 TL bedelle satıklarını,davacının ancak satış vekaleti verdiği kişiye karşı dava açabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre,davanın terditli açıldığı, davada muvazaa sebebi ile tapu iptali tescil talebinde bulunulmuş ise de BK'nun 18.maddesi gereğince taraflar arasında işlemin satışa dayalı olup ortada tapuda muvazaalı şekilde düzenlenmiş bir akit tablosu bulunmadığı gerekçesiyle davacının terditli isteklerinden muvazaa sebebi ile tapu iptaline yönelik talebinin reddine,davacı kademeli istekte bulunduğundan dava tasarrufun iptali niteliğinden sayılarak bedelini borçlunun ödeyeceği taşınmazı tapuda oğlu adına tescil ettirmesi mal kaçırma fiilini oluşturduğu, bu işlemin icra takibine konu borcun doğumundan sonra gerçekleştiği,
İİK 278/1.maddesindeki şartlar gözetilerek İİK 283.madde gereğince tasarrufun alacak tutarı ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle diğer terditli isteği tasarrufun iptali talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazda davalı ... adına olan 1/2 pay bakımından takip konusu asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olarak borçlunun bağışlama suretiyle alacaklıdan mal kaçırması sözkonusu olduğundan yapılmış olan tasarrufun iptaline davacıya 1/2 pay için mülkiyet değişikliği olmaksızın haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak Yasa maddesini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (6100 sayılı HMK 'nin 33.maddesi). Eldeki dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK.nin 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Somut olayda davacı vekili,bedelinin bir kısmı davalı borçlu ... tarafından ödenen taşınmazın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla oğlu davalı ... adına tescil edilmiş olması nedeniyle borçlunun oğlu lehine yaptığı tasarrufun iptalini istemiştir. Bu durumda mahkemece davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu belirlenerek sadece bu yönde verilen kararla yetinilmesi gerekirken davanın terditli açıldığı,davada muvazaa sebebi ile tapu iptali tescil talebinde bulunulmuş ise de BK'nun 18.maddesi gereğince taraflar arasında işlemin satışa dayalı olup ortada tapuda muvazaalı şekilde düzenlenmiş bir akit tablosu bulunmadığı gerekçesiyle davacının terditli isteklerinden muvazaa sebebi ile tapu iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 57.151,35 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ... ve ...'den alınmasına 21.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.