Esas No
E. 2018/6432
Karar No
K. 2019/11221
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2018/6432 E.  ,  2019/11221 K.

"İçtihat Metni"Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...'ın, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 55.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/378 esas, 2018/27 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 24.09.2018 gün ve 2018/8818 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2018 gün ve KYB. 2018/78893 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” şeklindeki ibarenin iptal edildiği,

Her ne kadar 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ise de; söz konusu iptal kararının sanık lehine bir durum ortaya çıkardığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, sanığın hukukî durumun değerlendirilerek lehe olan, söz konusu iptal kararı sonrası yürürlük kazanan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)(2) az olamaz." hükmü gereğince karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında, İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli, 2017/378 E. 2018/27 K. sayılı kararıyla 5941 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yazılı "karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 karar sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'a göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” şeklindeki ibarenin iptal edildiği,

Kanun yararına bozmaya konu edilen hükümde, yerel mahkemece, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde unsurları yazılı "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, öncelikle takdiren 500 gün adli para cezasına hükmedildiği, TCK'nin 52/2. maddesi gereği günlüğü 20 TL'den hesaplanan katsayının, gün para cezasıyla çarpılması sonucu sanık hakkında neticeten 10.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ikinci fıkrasında yazılı olduğu üzere, verilecek cezanın karşılıksız çıkan çek miktarından az olmayacağından cezanın 55.000 TL'ye yükseltildiği görülmektedir.

Suça konu çek üzerinde yapılan basit bir araştırmadan anlaşılacağı üzere, 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi ve Merkez Bankasınca her yıl ilan edilen "muhatap bankanın ödeme yapmakla yükümlü olduğu miktar"ın 2017 yılı için 1.410 TL olması karşısında suça konu çekin karşılıksız kalan miktarının 53.590 TL olduğu anlaşılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/378 esas, 2018/27 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi gereği BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, adı geçen kararın HÜKÜM kısmında yer alan;

3.numaralı maddesinde yer alan "55.000 TL ibaresinin" hükümden çıkartılarak yerine "53.590 TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, hükmün infazının 53.590 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog