13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/1289 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2018
DOSYA NUMARASI: 2016/985 Esas - 2018/583 Karar
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı .... A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini davalı borçluların müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin bir kısmının çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için alınan ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine usulüne uygun hesap kat ihtarının gönderilmediğini, asıl alacağa uygulanan faiz miktarının fahiş olduğunu, davacı ile imzalanan kredi sözleşmelerinde yer alan delil sözleşmesi niteliğindeki kayıtların geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi 31/05/2018 tarih 2016/985 Esas - 2018/583 Karar sayılı kararında;"...Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı .... A.Ş.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı takip borçluları hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen kefalet limiti altında kalan likit alacak miktarlarına yönelik, davalı borçluların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile; Davanın KABULÜNE, 1-Davalı borçluların İstanbul ....İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, davalıların sorumluluğunun kefalet limiti olan 10.000.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, 2-Kabul edilen 5.165.799,99 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.033.159,99 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalıların Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını,
Bilirkişi raporunda 10.000.000,00.TL ye kadar davalıların sorumlu olduğuna kanaat getirdiğini, ilk derece mahkemesince bu kanaatin benimsendiğini, ancak kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğunu, ( Yargıtay 19. HD 2001/8987 e. 2003/459 K 21/01/2003 T. ) Kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin sanki sadece kefalet limit miktarı olan 10.000,000.TL ile sınırlı olduklarını, borç ne zaman ödenirse ödensin temerrüt faizi miktarının kefalet limiti dışında ayrıca gözetilmeyeceği gibi bir anlamın çıktığını, ilerleyen dönemde kararın icrası safhasında sıkıntıların ve Borçlar Kanunu ile Yerleşik Yargıtay kararları düzenlemelerine aykırı bir uygulamaya sebebiyet verme ihtimalinin olduğunu, İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; genel kredi sözleşmesine istinaden yapılmış ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı bankanın Kadıköy Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu .... A.Ş..arasında imzalanan 29/04/2013 tarihli GKS.ni davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşme uyarınca davalıların kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olduğu, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın kabulüne, davalı borçluların İstanbul ....İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, davalıların sorumluluğunun kefalet limiti olan 10.000.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, yönelik karar verildiği anlaşılmış olmakla,
İİK. 67 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası icra takibine bağlı dava olup davaya konu İstanbul ...İcra Müd.'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takip talebinde ve dava dilekçesinde davalı kefillerin sorumluluklarının sınırlaması ile ilgili bir talep olmadığından mahkemece talebi aşarak davalı kefillerin sorumluluğunun sınırlanması ile ilgili karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı kefillerin sorumluluklarının sınırlanması yönünden HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne dair yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.