7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2016/6440 E. , 2019/36234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyabi kararın sanık ...'a 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; anılan Kanunun 21/1. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, keyfiyetin haber verilmesini tensip için yönetici ve kapıcı araştırmasının yapılmadığı gibi, 18/01/2013 tarihli kolluk tutanağına göre tebligat adresi civarında haber verildiği belirtilen ...adlı bir komşunun bulunmadığının belirtildiği cihetle; yapılan tebligat usulsüz olup, sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine sanık müdafiinin temyiz istemi yasal süresinde kabul edilerek ve suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan TAPDK davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle CMK'nun 260. maddesi uyarınca TAPDK'nun hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören TAPDK'na (Tarım ve Orman Bakanlığına) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2.30/04/2010 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağının aslı ya da onaylı örneği getirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3.30/04/2010 tarihi ... ilinden... ilçesinde bulunan ... Kargo firmasına alıcı olarak ... veya ...isimlerinin yazılı olduğu içerisinde kaçak sigara bulunan bir koli gönderileceği şeklinde telefon ihbarı ulaşması üzerine kolluk görevlilerince kargo şubesi ile irtibata geçilerek göndericisi ..., alıcısı ... olan bir kargo geleceği bilgisi alındığı, gönderinin bahsi geçen kargo şubesine ulaşması sonrası alınan tertibat akabinde ... tarafından kargonun şubeden teslim alındığı, yapılan müdahale sonrası Cumhuriyet Savcısının yazılı arama emri ile yapılan aramada koli içerisinde 125 karton kaçak sigara ele geçirildiği,..., ... ve ... hakkında bu olay nedeniyle Ünye Cumhuriyet Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 28/07/2010 tarihli ve 2010/1322 esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasının Ünye Asliye Ceza Mahkemesince 2010/461 esas sayılı dava dosyası üzerinden görüldüğü, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/2732 sayılı soruşturma dosyasında kaçakçılık suçundan hakkında ayrı soruşturma yürütülen sanık ... hakkında ... no'lu GSM hattına ilişkin iletişimin tespiti kararları çerçevesinde ... ile yapılan ve kayıt altına alınan konuşmalara dayalı olarak 30/04/2010 tarihli eylemde kaçak sigaraların göndericisi olduğundan bahisle evrakın tefrik edilerek yetkisizlik kararı ile Ünye Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi sonrası, Ünye Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/04/2011 tarihli ve 2011/679 esas sayılı iddianame ile sanık ... hakkında 30/04/2010 tarihli eylemde kaçak sigaraların göndericisi olduğundan bahisle incelemeye konu davanın açıldığı, sanık ...'ın talimatla alınan savunmasında; iddianamede ismi geçen şahısları tanımadığını, olayla ilgisinin bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, talimat evrakı ekinde iletişim tespit tutanakları bulunmadığından sanığa iletişim tespit tutanakları içeriklerinin sorularak bu kapsamdaki savunmasının alınmadığı, Ünye Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/461 esas sayılı dava dosyasından celbedilen evrak örneklerine göre ...'in savunmasında; oyuncak işi yaptığı için kendisine kargo ile oyuncak geldiğini düşündüğünü, kargolarda çoğu zaman çalışanı ...'ın ismini vermekte olduğunu, olay tarihinde ... adına gelen içerisinde oyuncak olduğunu düşündüğü kargoyu almaya oğlu ...'i gönderdiğini belirttiği, ... ve ...'ın savunmalarının da aynı doğrultuda olduğu, 15/02/2011 tarihli ve 2011/77 Karar sayılı karar ile ... ve ...hakkında beraat, ... hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre kararın itiraz ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği, incelemeye konu dosyada tanık olarak dinlenen ...'in beyanında; ...'ı tanımadığını, iletişim tespit tutanaklarında geçen ... no'lu GSM hattını kendisinin kullanmakta olduğunu, kargonun ... adlı bir şahıs tarafından gönderildiğini, telefonda görüştüğü şahsı da... olarak bildiğini beyan ettiği olayda;
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne esas alınan Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/2732 sayılı soruşturma dosyasındaki Edirne Sulh Ceza Mahkemelerinin bu olaya ilişkin dinleme kararlarının denetime elverecek şekilde asıl ya da onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, sanığa hükme esas alınan iletişim tespit tutanakları içeriklerinin sorulması ve bu kapsamda gerektiğinde bu olaya ilişkin tape kayıtlarının tutulduğu CD'ler dosya arasına alınıp, ... no'lu GSM hattına ait suç tarihindeki abonelik sözleşme aslı getirtilerek, tape kayıtlarının tutulduğu CD'lerdeki sanık ...'a ait olduğu belirtilen sesler ile abonelik sözleşme aslı üzerinde yer alan imza, yazı ve rakamların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, aynı gün incelenen sanığa ait Dairemizin 2018/8828 Esas ve 2015/23607 Esas sayılı bağlantılı dosya içerikleri ve hükme esas alınan iletişim tespit tutanakları içeriklerinde yer alan 30/04/2010 tarihinde ... tarafından göndericiye ait hesaba internet üzerinden havale yapılacağına dair görüşme içeriği kapsamında şube kodu 213, hesap no'su ... olan... hesabına 30/04/2010 tarihinde para gönderilip gönderilmediğinin, hesap sahibi ve göndericinin kimler olduklarının ilgili bankadan sorulması ve sanığın hukuki durumunun sonucuna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Sanığın eylemi 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine aykırılıktan hüküm kurulması
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30/04/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/04/2011 olduğu, Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/23607 Esas sırasında kayıtlı olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/110 Esas, 2014/7 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17/08/2010, iddianame düzenleme tarihinin 29/07/2011 olduğu, Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/8828 Esas sırasında kayıtlı olan Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/302 Esas, 2016/535 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11/05/2010, iddianame düzenleme tarihinin 28/04/2011 olduğu, Sanık hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 2019/6243 esas sırasında kayıtlı Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/233 Esas, 2018/515 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 06/05/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/02/2012 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/84493 sırasında kayıtlı Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/859 Esas, 2017/68 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 24/07/2010, 28/07/2010, 21/04/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 24/12/2010 olduğu, Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/305 Esas, 2012/669 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11/08/2010, iddianame düzenleme tarihinin 29/06/2011 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait dosyaların incelenmesi, derdest dosyaların gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
3.Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/44 E, 2007/903 K. sayılı ilamında cezanın tazmini nitelikte para cezası olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına hükmolunması,
4.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30/04/2010 yerine 09/08/2010 olarak yazılması, Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve suçtan zarar gören TAPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.