14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2015/6920 E. , 2019/11183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk derece mahkemesince verilen kısmen re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçların sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya kapsamı ile mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre sanığın, zorla evinde tuttuğu mağdurenin başkalarına haber vermesine engellemek maksadıyla cep telefonunu alması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanığa 5271 sayılı Kanunun 150/3. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen müdafiye ödenen avukatlık ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde şüpheli veya sanığın müdafi tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğunun açıklandığı, iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilkeler karşısında, AİHS’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği nazara alındığında müdafinin sanığa yüklenen suçların alt sınırlarının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle istemi aranmaksızın görevlendirilmesi ve dosyadaki bilgilerden yeterli mali gelirinin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle müdafi ücretinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.