4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2019/3206 E. , 2019/16756 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Sanık ...'in aşamalarda üzerine atılı müşteki ...'a yönelik hakaret ve müşteki ile katılanlara yönelik tehdit suçlamalarını kabul etmemesi, katılan ...'nun yargılama beyanında müşteki ...'ın uyuduğu için olayın tamamında olmadığını beyan etmesi, soruşturma aşamasında beyanı alınan müşteki ...'ın sanığın katılanlara yönelik tehditine ilişkin beyanının bulunmaması ve müşteki ...'ın yargılama aşamasında dinlenilmesi için çıkartılan davetiyenin iade gelmesi üzerine zorla getirilmesine karar verilmesi, belirtilen adresinden temin edilemediğine ilişkin kolluk tutanağı düzenlendiği tarihte MERNİS kayıtlarında farklı bir adresi bulunmasına rağmen bu adresten araştırılmadan, soruşturma beyanı ile yetinilmesine karar verilerek dinlenilmesinden vazgeçilmesi karşısında, müşteki ... dinlenilmeden, kardeş olan katılanların beyanlarının ne şekilde sanığın savunmasına üstün tutulduğu denetime elverişli olacak biçimde açıklanmadan, sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de; a-Müşteki ...'ın sanığın birlikte yaşadığı kişi ile ilişkisi olduğunun öğrenilmesi üzerine sanığın müştekinin ikametine giderek belirtilen eylemleri gerçekleştirdiğinin iddia edilmesi nedeniyle, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 29 ve 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, c-CMK'nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin 28/06/2014'de yürürlüğe girmesi, sanığın adli sicil kaydında bir adet hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilam ve bir adet arşiv kaydında bulunan silinme şartları oluşmuş ertelemeli adli para cezasının yer alması ve suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması ile yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi karşısında, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla kişiliği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "sanığın kasıtlı suçtan ilamı bulunduğu" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.