13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/18733
- Karar No
- 2013/21027
- Karar Tarihi
- 10.09.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Tüketici Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2013/18733 E. , 2013/21027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalının, bankadan konut kredisi kullandıktan sonra hakem heyetine müracaat ederek dosya masraflarının iadesini talep ettiğini ve toplam 2.095 TL lik talebinin kabul edildiğini belirterek, T.S.H.H kararının iptalini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacı bankanın davalıdan masraf, komisyon adı altında ücret talep etmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4077 sayılı Yasanın 22.maddesi gereğince; değeri beş yüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunlu olup, bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararların tarafları bağlayacağı, değeri beş yüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda ise tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararların ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği, kararların bağlayıcı veya delil olacağına ilişkin parasal sınırların ise her yılın Ekim ayı sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artacağı belirtilmiştir. Madde metninde atıf yapılan parasal sınır 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.161.67 TL olarak belirlenmiştir. Eldeki davada, Hakem Heyetinin kararına konu olan miktarın 2.095 TL olduğu dikkate alındığında, kararın infaz edilmesi mümkün olmayıp, ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği anlaşılmakla, davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK 114 maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı olup, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de netice itibariyle doğru olan hükmün onanması uygun görülmüştür.