19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/2054 E. , 2018/10673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.İİK’nın 338. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede, Haciz ihbarnamesine vekille itiraz edildiği ve vekilin fiilinden dolayı asilin cezalandırılamayacağı gerekçesi ile sanıkların beraatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de,
a)Haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklara İİK'nın 354. maddesi gereği şikayetçinin şikayetten vazgeçmesi veya borcun ödenmesi halinde davanın ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğinin hatırlatılmaması,
b)02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 338/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2.Tazminat talebinin kısmen kabulüne yönelik hükmün incelenmesinde,
İcra ve İflas Kanunu'nun 89/1. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlu şirketin davalı üçüncü şahıs şirketten kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafın da usulüne uygun olarak tutulmuş olan ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, alacak borç bakiyelerinin farklı rakamlar verdiğinin anlaşılması karşısında, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1422 Esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan iflas erteleme davası kapsamında daha önceden aldırılan bilirkişi raporu üzerinde de yaptırılacak inceleme ve karşılaştırma sonucu, kesinleşmiş ve muaccel alacak borç ilişkisinin bilirkişi kurulundan aldırılacak bir rapor ile kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafii, davalı vekili ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.