7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2019/1504 E. , 2019/28695 K.
"İçtihat Metni"4926 sayılı (mülga) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 4/1, 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli ve 2006/84 Esas, 2016/508 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin 23/10/2017 tarihli ve 2017/1133 Esas, 2017/1974 sayılı kararı ile sanık yönünden istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığınca infazda tereddüt oluştuğundan bahisle örgüt mensubu olan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli kararında belirtildiği üzere infazın yapılmasına, başkaca karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/01/2018 tarihli ve 2006/84 Esas, 2016/508 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair EDİRNE 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17/10/2018 tarihli ve 2018/2052 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 07/02/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/02/2019 tarih ve KYB. 2019/16280 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/9. maddesinde "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/4. maddesinde "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve 2013/4273 Esas, 2014/7365 sayılı kararında, 5237 sayılı Kanunun 58/9. maddesindeki düzenlemenin infaza ilişkin olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak suçlarından ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması hususunda Mahkemesince her zaman karar verilebileceğinin belirtildiği, somut olayda örgüt mensubu suçlu olan ve bahse konu suçları örgüt kapsamında işleyen hükümlü hakkında Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli ve 2006/84 Esas, 2016/508 sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının 5275 sayılı Kanunun 107/4. maddesi gereğince yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma talep yazısındaki nitelendirmeye, hükmün konusunun cezanın infazı sırasında TCK.nun 58/9. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ait olmasına, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Yasayla değişik 14. maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun iş bölümüne ilişkin 11.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 1. Ceza Dairesi'ne ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 25.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.