3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2019/15007 E. , 2019/20862 K.
"İçtihat Metni"
Kasten basit yaralama suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.05.2019 tarihli ve 2019/93251 soruşturma, 2019/32309 esas, 2019/26196 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/424 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1180 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2019 tarihli ve 2019/13026 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2019 tarihli ve 2019/94373 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede;
İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesince, şüphelilerin çarşı ve mahalle bekçisi olmaları nedeniyle soruşturma izni alınmaksızın iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 40. maddesinin; "Çarşı ve mahalle bekçileri vazifelerinden mütevellit veya bu vazifelerini ifa sırasında işledikleri suçlardan dolayı Memurin Muhakematı Kanununa tabidirler." şeklinde olmakla birlikte, şüphelilerin işledikleri iddia olunan suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama olduğu ve soruşturma iznine tabi olmadığı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1180 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.