3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2019/13345 E. , 2019/21012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
1.Sanık ...'ın, olay tarihinde katılan ...'in evine kendisini Elektrik İdaresinden gelen elektrikçi olarak tanıtıp katılanı kandırmak suretiyle girdiği, evin odalarını dolaşarak elektrik prizlerini kontrol ettikten sonra, evin banyosunda katılana kesici delici aletle saldırarak katılanı boğazından, göğsünden ve vücudunun diğer yerlerine kesici aletle vurarak yaraladığı, bu sırada katılanın bağırdığı, sanığın da katılanı banyoda bırakıp evden uzaklaştığı, sanığın evden çıktığını anlayan katılanın banyodan çıkıp evin giriş kapısına kadar gelerek bağırmak suretiyle yardım istediği, katılanın sesini duyan komşularının gelerek katılanı kanlar içinde yaralı görünce Polise ve 112 Acil Servise haber verdikleri, daha sonra ambulans gelerek katılanın hastaneye kaldırılıp ona müdahalede bulunulduğu somut olayda;
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.08.2014 tarihli, 6333 Karar numaralı raporuna göre; katılanın vücudunda burun önünde solda 1 adet, boyunda çene altında 1 adet, boyun sol tarafında 1 adet, sol omuz ön medialde 1 adet, sol skapula medialinde 1 adet, sağ el lateralde 1 adet olmak üzere toplam 6 adet kesici delici alet yaralanmasına maruz kaldığı, boyun sol tarafında tarif ve tespit edilen, boyunda derin dokulara ulaşıp anterior juguler vende kesiye neden olan kesici delici alet yaralanması ile sol skapula medial bölgede tarif ve tespit edilen, göğüs boşluğuna girerek pnömotoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının ayrı ayrı yaşamını tehlikeye soktuğu, burun önünde solda tarif ve tespit edilen yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, diğer yaralanmalarının ise basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının bildirilmesine göre; katılanın boyundaki ve göğsündeki yaralanmalarının her birinin ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olacak şekilde olduğu dikkate alınarak, katılandaki yaralanmaların yeri, niteliği ve sayısı, suçun işlenmesinde kullanılan aracın niteliğine ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde, sanığın kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Somut olayda sanığın, katılana ait konuta gündüz sayılan zaman diliminde girmesi ve rızasına aykırı olarak konutta kalmaya devam etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminde, cebir veya tehdit olmaksızın gündüz vakti katılanın evine giren ve konutta kalmaya devam eden sanığın TCK'nin 116/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken aynı Kanun'un 116/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, adli sicil kaydında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, tekerrüre esas en ağır mahkumiyetin tespit edilebilmesi amacıyla Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince 26.11.1996 tarihinde 35 - 243 Esas ve Karar sayı ile verilen 10 yıl ağır hapis cezasına ilişkin ilamın kesinleşme tarihi ve infaz bilgilerini gösterir onaylı örneğinin getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında adli sicil kaydında bulunan en ağır ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha hafif cezayı içeren Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2006 tarihli 2003/1034 Esas ve 2006/87 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması,
4.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.