Esas No
E. 2013/5942
Karar No
K. 2013/12998
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

21. Hukuk Dairesi         2013/5942 E.  ,  2013/12998 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R

Davacı, ticari ünvanı önceleri ... Mimarlık Mühendislik Limited şirketi olup bilahare ... Mühendislik Limited şirketi olarak değiştirilen işyerinde 1996 yılı Şubat ayından itibaren toplam 1915 gün süre ile çalıştığı halde 902 günlük bildirimin yapıldığını eksik bildirilen sürelerin tespiti ile ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece işçilik alacakları yönünden dava tefrik edilerek hizmet tespiti yönünden 1996 yılı için açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, 1997-2001 yılları için ise açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.

Davanın, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa’nın Geçici 7. maddesi hükmünde “bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler.” hükmü ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 1.10.1995 tarihinde 110164 sicil sayılı ... Mimarlık Mühendislik ve İnşaat Turizm Limited şirketi tarafından düzenlendiği ve kurum kayıtlarına 24.10.1995 tarihinde girdiği 1.7.1996 tarihli ikinci bildirgenin ise 11016556 sigorta sicil sayılı ... mimar Mühendislik limited şirketi tarafından düzenlendiği, davalı işyerinden işe giriş bildirgesi düzenlenmemiş olmasına rağmen dönem bordroları ile 1.11.1998 tarihinde işe başladığının bildirimi yapılarak 1998/3 döneminde 60 gün 1999 yılı için 360 günlük 2000 yılı 1.döneminde ise 30 günlük 2000 yılı 2.döneminde 84 günlük 2001 yılı 1.döneminde 93 günlük 2.döneminde 30 günlük ve 30.5.2001 tarihi itibariyle de bu işyerinden çıkışının bildirildiği görülmüştür.

Davacının ihtilaflı dönem içinde 1.8.1998 tarihiden itibaren dava dışı ... Ticaret Limited şirketinde 65 günlük çalışması bulunmaktadır. 11016556 sigorta sicil sayılı ... Mimarlık Mühendislik Limited şirketine ait işyerinde ise 1.1.1996-31.12.1997 tarihleri arasında 1996 yılı 2.döneminde 30 gün 3.döneminde 60 gün 1997 yılı 1 döneminde 60 gün 2.döneminde 120 gün 3.döneminde ise 60 gün bildirim bulunmaktadır.Davacı ... Limited şirketi ile davalı ... limited şirketinin aynı şahıslara ait şirketler olduğunu 1996 yılı Şubat ayından 1.8.1998 tarihine kadar ... şirketinde 1.8.1998-5.10.1998 tarihleri arasında dava dışı ... Limited şirketinde 1.11.1998 tarihinden itibaren ise davalı ... şirketinde çalışmaya başlayarak 2001 yılı Mayıs ayı sonuna kadar bu şirkette çalışmasının aralıksız devam ettiğini ileri sürmektedir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi uyarınca anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörüldüğünden maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açıktır.

Somut olayda davacının ... Limited şirketinde hem 1.7.1996 tarihinde işe giriş bildirgesi hemde 31.12.2007 tarihine kadar aralıklarla bildirimleri bulunmaktadır bu belgeler hak düşürücü süreyi kesen belge niteliğindedir.Öte yandan davacı ... Limited şirketindeki çalışmasının 1.8.1998 tarihinde sona erdiğini ileri sürmektedir.Nitekim bu işyerinden en son bildirim 1997 yılı 3.döneminde 60 gündür. Dava 19.9.2002 tarihinde hizmetin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açıldığından işe giriş bildirgesi ve bildirimler olmasa bile hak düşürücü süreden söz edilemez. Dolayısıyla 1996 yılı için açılan davanın hak düşürücü süreden reddi doğru değildir. Ancak uyuşmazlıkta öncelikle çözümlenmesi gereken husus davacı iddiasında olduğu gibi ... şirketi ile davalı şirketin aynı şahıslara ait olup olmadığı ve unvan değişikliği nedeniyle ... Şirketinin ... mühendislik limited şirketine dönüşüp dönüşmediğinin tespiti hususudur.

Mahkemece yapılacak iş,davalı ... Mühendislik İnşaat Limited Şirketi ve dava dışı ... Mimarlık Mühendislik Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları getirtilerek bu şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunun tespiti halinde 1.11.1998 öncesinin davalı sıfatı bulunmadığından sıfat yokluğundan reddine karar verilmeli, ... Mimarlık Mühendislik Limited şirketinin unvan değişikliği nedeniyle davalı ... şirketine dönüştüğünün tespiti halinde ise işin esasına girerek 1996-2001 yıllarına ilişkin dönem bordrolarında adı geçen tanıkların beyanlarına başvurularak davacı çalışmalarının kesintisiz olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog