14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2015/9703 E. , 2019/13037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 02.10.2013 yerine 21.03.2013 gösterilmesi mahallinde düzeltilebilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için elverişli hareketlerle işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel saldırı suçunun doğrudan doğruya icrasına başlayıp da elinde olmayan nedenlerle fiilini tamamlayamamasının gerektiği, dosya kapsamına ve olay yerinin özelliklerine göre vücuduna organ veya sair cisim sokulmasına direnen mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında eylemin tamamlanmasına harici bir engel bulunmadığı, tanık beyanı da gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun suçun icrai hareketlerinden gönüllü vazgeçtiğinin kabul edilmesi gerekip, mevcut haliyle sübut bulan eyleminin TCK'nın 36. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen tamamlanmış çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınarak bu suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi, suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.