15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2017/12745 E. , 2020/1269 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, babasının şirketi olan ... Şirketi’ne ait çeki, babası olan tanık ...’ün bilgisi ve rızası dışında alarak tanzim ettikten sonra, satın aldığı gıda ürünleri karşılığında ...Limited Şirketine verdiği ancak çek bedelinin ödenmediği ve üzerindeki keşideci imzasına itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin de iptaline karar verildiği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; ... Şirketi’nin ortağı ve yetkilisi olan tanık ...’ün ifadesinde, kardeşi olan sanığın kendisinden hatır çeki istemesi üzerine, suça konu çeki keşide ederek verdiğine dair beyanı karşısında; bilirkişi raporu ile keşideci imzasının tanık ...’ün eli ürünü olmadığı belirlenmiş olsa dahi, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, bu haliyle şirket ortağının izni ile şirkete ait çekin alınıp imzalanarak kullanılmasında suç unsuru bulunmadığı, katılan vekilinin ise 01/03/2012 tarihli duruşmada, sanık tarafından zararın karşılanması nedeniyle şikayetten vazgeçtiklerini beyan ettiği anlaşılmakla, kanuni unsurları oluşmayan suçlar nedeniyle sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 03/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.