10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2019/6020 E. , 2020/2544 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No : 2018/1245-2019/2539
İlk Derece
Mahkemesi : Ağrı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2015/75-2017/565
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Dava, 30/07/2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının tazmini talebine ilişkindir. II- CEVAP: Davalı şirket vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI "Davacının davasının kısmen kabulü ile Kurum zararı olan 59.832,61 TL nin tahsis onay tarihi olan 30/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından anılan karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B- BAM KARARI Davacı Kurum ve davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili, yaşanan kaza nedeniyle davalı şirketin tamamen kusurlu olduğunu, davalı şirketin gerekli önlemleri almadığını, kazalı işçiye %30 oranında kusur verilmesinin hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporundaki gerçek zarar hesabı baz alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, Kurum zararının tamamının karşılanması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Mahkeme ilamının gerekçe kısmının son paragrafı incelendiğinde, davaya konu iş kazası olayı ile ilgili, kurum zararının tespiti amacıyla, davalı işverenin, varsa sigortalının ve diğer üçüncü şahısların kusur durumlarının tespiti amacıyla üçlü bilirkişi heyetinden alınan kusur raporu neticesinde, davalı işverenin %70, sigortalının %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, konuya ilişkin olarak kesinleşen ceza dosyasında, davalı şirket ortağı ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, eldeki dosya kapsamında da alınan ilk bilirkişi raporunda, davalı işveren şirketin kusuru dahilinde, %5’lik kusurun dava dışı ...’ya ait olduğunun belirtilmiş olması karşısında, gerekçeli kararda davalı işverenin kusuru dahilinde dava dışı ...’ya kusur atfedildiğinin belirtilmemiş olması isabetsiz olmuştur. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır