11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/5113 E. , 2020/2874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2018 tarih ve 2016/897 E- 2018/802 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/10/2019 tarih ve 2019/220 E- 2019/1914 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait "Kahve Sokağı" markasının kullanımına ilişkin bir franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin devamı sırasında davalının sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle sözleşmenin gönderilen ihtarname ile tek taraflı olarak feshedildiğini, buna rağmen davalının müvekkiline ait markayı ve franchise sözleşmesi kapsamında davalıya verilen bir kısım ürünleri kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek müvekkiline ait markayı/logoyu içeren, iş yerinde bulunan tabela, afiş, broşür, yiyecek maddeleri ve tanıtım vasıtalarıyla ürünlerinin müvekkiline iadesini, fesih sonrasında müvekkiline ait markasına vaki tecavüzünün önlenmesini, sözleşmenin bitim tarihine kadar %2 + KDV tutarındaki franchise veren hakkı olan 115.144,40 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davalının sözleşmedeki fesih usulüne aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, anılan koşulların yerine getirilmeden sözleşmenin feshedilemeyeceğini, feshin haksız olduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı fiilinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmenin 8. maddesinde, fesih için öncesinde yazılı ihtarın gerektiği, ayrıca 14. madde uyarınca üç kez sözlü üç kez de yazılı ihtar yapılmasının zorunlu olduğu, davacının gerekli eksikliklerin giderilmesi yönünde ihtarname gönderdiğine ilişkin dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, fesih sonrasında davalının davacıya ait markayı kullanmaya devam ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, sözleşmenin 8. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek her hangi bir ihtarın dosya içerisinde bulunmadığı, dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarının cari hesap ekstrelerinden ibaret olduğu ve davalının dönüş yapmasının istendiği, her hangi bir süre, ihtar yada uyarı mahiyetinde bir açıklamanın bulunmadığı, değinilen yazışmaların taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesindeki ihtar niteliğinde olmadığı, dosyaya başkaca sunulmuş ihtarname bulunmadığı, davacı tarafın sözlü ihtarı kanıtlayamadığı ve bunun sonucu olarak feshinin haksız olduğu, cezai şart alacağının feshe bağlı olduğu, gerek feshin haksız olması gerekse fesih sonrasında davalının davacı markasını kullandığına ilişkin delil olmaması göz önüne alındığında davacının tüm istemlerinin reddinin gerektiği, ilk derece mahkemesince bu yönde verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.