11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/7865 E. , 2020/1192 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
A) Sanık ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek, mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1.Katılan ...’ün yeğeni olan ve aynı zamanda suça konu bonoyu yazan, tanık ...’in, huzurda bulunan sanık ... Sarımsak’a yönelik olarak, “senedi imzalayan şahıs şuan sanık olarak bulunan kişi değildi, o gün iş yerine gelen şahıslar arasında da bu şahıs yoktu” ve “...senet düzenlenirken ...’de yanımızda idi, ben, Celal ve Menderes masada oturmuştuk…” şeklinde beyanda bulunması, taraflar arasında suça konu bono ile aynı anda düzenlenen “karşılıklı protokol anlaşması” başlıklı protokolün ön ve arka yüzüne “Celal, ...” yazılarak sanık ... tarafından imzalandığı ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan taşınmazların Cihan adına tapuda kayıtlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın, senede borçlu olarak Cihan’ın isminin yazıldığı, ancak senet imzalanırken dışarıya çıktığı, senedi Cihan yerine Celal’in imzaladığını sonradan öğrendiği şeklindeki beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması yasaya aykırı, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasının Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinin zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.