12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2019/11196 E. , 2020/5789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oybirliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip dayanağı senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, imzaya itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında tazminat ile % 10'u oranında para cezasına hükmedildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu durum aval olarak nitelendirilir ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur (TTK.614). Ancak aval şerhinin, mutlaka poliçe, bono veya alonj üzerine yazılması gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı bononun keşidecisinin... Tekstil ... Ltd. Şti., lehtarının Türkiye ... Bankası A.Ş. olduğu, muteriz borçlu ...'ın ise bono üzerinde imzasının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, muteriz borçlu ... tarafından senet metni dışına atılan imzanın aval olarak kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece bu husus re’sen nazara alınarak şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatına aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, iptal kararının yasal dayanağının İİK.nun 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince;
HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararı, tazminat ve para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.