12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/848
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/06/2020 (Ara Karar)
NUMARASI: 2020/194 Esas
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Ltd.Şti.'nde 1.200.000-TL sermaye ile ... ltd.şti.'nde 1.975.000-TL sermaye ile ortak olduğunu, müvekkili ile çoğunluk pay sahibi ortak ... arasında fikir ayrılıkları başladığını ve devamında husumet oluştuğunu, haksız olarak müvekkilinin azledildiğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılması konusunda anlaşılmış olmasına karşın bedel konusunda mutabık kalınamadığını, hakim ortak ...'un müdürlük görevini kötüye kullanarak adına bedelsiz hisse devri gerçekleştirdiğini, şirketlerden finansman sağlayarak kendi adına, şirket müdür ve çalışanları ile kardeşleri adına şirketler kurarak rekabet yasağına aykırı şekilde hem ortaklığın iştigal alanına giren işleri yaparak kârı bu şirketler üzerinde bıraktığını, ...'un usulsüzlüğü düzeltmek için müvekkili ile 26/12/2016 tarihli protokol yaptığını, ... ve ...'un şirket hesaplarından şahsi para iktisapları yaptığını ve bu makbuzsuz harcamalarını da milyonlarda TL'ye ulaştığında da kapatmak için firmalardan faturalar aldığını,
TTK 638/2.maddesi kapsamında haklı sebeple çıkma koşullarının oluştuğunu, esas sermaye payının gerçek değerini ihtiva eden ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiğini, kâr payı bedellerinin hesaplanarak tahsilini, şirketlere yönetim kayyımı atanmasını, şirketler adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine tedbir şerhi işlenmesini, davanın kabulünü talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemece tedbir isteminin haklılığına dair dava dilekçesine ek olarak sunulan delillerin değerlendirilmediğini, hakim ortak ... tarafından yapılan ve somut belgelerle ispatlanan hileli ve bedelsiz devir işlemlerinin izah edildiğini ve delillerin ibraz edildiğini, bu devirleri gösteren Hazirun cetvellerinin de dosyaya sunulduğunu, darp raporu, ihtarnameler, 26/12/2016 tarihli protokolün de değerlendirilmediğini,
TTK 638/2 ve HMK 390.maddelerinde düzenlenen koşulların mevcut olduğunu, davacının davalılar nezdinde sermaye payı yani alacağı olduğunun sabit olduğunu, şirkete ait taşınmaz ve araçların satışı halinde ayrılma akçesinin tespitinde güçlük yaşanacağını, ihtiyati tedbir şerhinin şirketlerin hayatiyetini devam ettirmesinde sakınca doğuracak nitelikte olmadığını, bu nedenlerle ara kararın kaldırılarak şirketlerin adına kayıtlı bilgileri verilen gayrimenkullerin kaydına ilişkin tedbir kararına hükmedilmesini, araçları üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, ,davacının ortaklıktan doğan yükümlülüklerinin dondurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TTK 638/2-son cümle maddesinde ortağın çıkma davası açması durumunda mahkemenin ortağın durumunun teminat altına alınması için gereken önlemlere karar verileceği düzenlenmiştir.
TTK 638(2) bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar ,ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayii olmamasını amaçlamaktadır. İhtiyati tedbir kurumu HMK 389 madde başlığında geçici hukuki koruma olarak nitelendirilmiş ve aynı maddenin 1.fıkrasında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbirler geçicidirler, esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararını değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispat yeterli olacağı HMK 390/3 maddesinde düzenlenmiştir. Dosya mevcudu deliller incelendiğin de yatklaşık ispatın gerçekleştiği, ilk derece mahkemesinin hüküm sonucu elde edecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeecğine ilişkin gerekçenin ise dosya kapsamına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.Şirketin faaliyetini sürdürdüğü , gerekli organlarından yoksun kalmış durumda olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya mevcuduna göre davacının haklarının da TTK nun 638. maddesi uyarınca korunması gerekmektedir. Şirket malvarlığının muhafazası için davalı şirketler adına kayıtlı gayrımenkullerin üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmemesi için kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması gerekli görülmekle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın gayrımenkuller bakımından kaldırılarak davacı tarafça bildirilen taşınmazların şirket adına kayıtlı olması halinde geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesine ,fazlaya ilişkin istemin bu aşama da reddine karar verilmiştir.