15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2017/30791 E. , 2020/7245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : ...
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 05/04/2013 tarihli duruşmada kamu davasına katılma talebinde bulunmasına rağmen, katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen müştekinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1 maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak aynı Kanun'un 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Katılanın acentası olan sanığın taraf olduğu sözleşmenin katılan tarafından tek taraflı olarak fesih edilmesi sonrasında satış yapmak amacıyla kendisine teslim edilen 13 takım kitabı teslim etmeyerek satışını yaptığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; katılanın soruşturma aşamasındaki “... şüphelinin şirketimize göndermiş olduğu satış sözleşmelerinden vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi üzerine müşterilere geri döndüğümüzde birkaç müşterimizden ödemeler için şüphelinin kendilerinden senet aldığını, bir kısmının ise taksitleri elden şüpheliye ödediklerini söylemeleri üzerine şüpheli ile irtibat kurmaya çalıştık ancak kendisine ulaşamadık, bunun üzerine vadesi geldiği halde taksit ödemelerini şirketimize yapmamış olan ve şüphelinin kendilerinden paraları tahsil etmiş olduğu müşteriler hakkında icra takibi başlattık, şikayet dilekçesinde şüphelinin kendilerine satış yapıp parasını kendisinin tahsil ettiği müşterilerin isimlerini yazdık, bu kişiler ..., ...,..., ..., ..., Sinan Yatkın ve ...'tır. Bunların dışında başka müşterilerden de satış paralarını tahsil edip etmediğini henüz bilmiyoruz.” yönündeki beyanları ve soruşturma aşamasında alınan bu yöndeki tanık anlatımları ve müşteriler hakkında yapılan icra takiplerine ilişkin bilgi ve belgeler karşısında, katılan tarafından bildirilen ve soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların kovuşturma aşamasında dinlenmediği, müşteriler hakkında katılan tarafça başlatılan icra takip dosyalarının incelenmediği anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, tanıkların beyanlarının alınması, müşteriler hakkında başlatılan icra takip dosyalarının örneklerinin dosya içine alınması, sanığın uhdesinde müşterilerden haksız yere tahsil edilen para olup olmadığının ve varsa miktarının ne kadar olduğunun tespiti için sanık tarafından verilen tahsilat belgeleri ve ibranamelerin tamamının dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması ve sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı da gözönünde bulundurularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.