10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2010/10121 E. , 2012/297 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işveren yanında 09.08.1984-01.01.1990 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 389. maddesinde “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” yönündeki, amir hükme aykırı olarak, davada her iki davalının kendilerini vekille temsil ettirmelerine rağmen, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hangi davalı lehine hükmedildiği belirtilmeksizin, “Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, .....’ne göre 1000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.