8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/5669 E. , 2020/5169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu 558 parselin maliki olduğunu, davalı komşu parsel 559 ve 745 malikleri tarafından davaya konu taşınmaza sınır değiştirilerek ve ahır yapılmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu, bu nedenle davalıların elatmalarının önlenmesine ve üzerindeki yapıların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kadastro bilirkişi raporuna göre; dava konusu yerin kadastro çalışmaları sırasında sınırlandırma ve ölçüsü yapılarak tescillerinin yapıldığı şekli ile ifraz ettikleri ve bu ifrazın edinme sebebinde adı geçenlerin rızası ile muvafakatları ile yapıldığı anlaşıldığı ve miktarlarının bu nedenle eşit olmadığı, rızai taksime dayalı arz üzerindeki sınır işareti ve tapu planlarına uygun olduğundan, TMK'nin 719 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davaya konu 558 parselde kayıtlı taşınmazda davacının elbirliği maliklerden biri olduğu ve 01.08.2014 tarihinde intikal suretiyle edindiği, dava dışı paydaşlarının da bulunduğu, davalıların dava konusu taşınmazda kayıttan ya da mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporuna göre dava konusu parsele komşu 559 parselin 280 m2 tecavüzlü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davalar, doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bununla birlikte, davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, TMK'nin 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca; yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır. Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda dava dışı 559 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kayıtları getirtilmek suretiyle, davalı ...’in bu parselde malik olmadığına yönelik beyanı da dikkate alınarak, taraf teşkilinin sağlanması, 559 parselin varsa diğer maliklerine karşı davanın yöneltilmesi, yapılacak yargılamada iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre elatmanın önlenmesi ve kal istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.