17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2013/3487 E. , 2013/5659 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, müvekkili tarafından 18.2.2010 günlü noter satış sözleşmesiyle borçludan satın alınan 06 BM 2098 plakalı araç üzerine davalı kurum tarafından 6183 Sayılı Kanun uyarınca haciz şerhi konulduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını ya da müvekkilince 17.2.2010 tarihli takip borçlusuna ödenen bedelin faiziyle birlikte borçlu satışından tahsilini talep etmiştir.
Davalı alacaklı idare vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu vekili, aracın usulüne uygun olarak satılarak bedelinin alındığını, davacının bedelin tahsiline ilişkin talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu aracın mülkiyetinin 18.2.2010 tarihinde saat 09:30 itibariyle davacı 3.kişiye geçtiği, haczin ise aynı gün daha sonra saat 14:18'de konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ie haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi, davalı ...'nin borçlusu hakkında 6183 sayılı yasaya göre yaptığı takip sırasında mülkiyeti kendisine ait dava konusu araç üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık 6183 Sayılı Yasanın 66 vd maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. 5510 sayılı yasanın 88.maddesinde kurumun ödenme- yen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı AATMHK hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı yasaya göre kurum alacaklarının tahsilinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Bu durumda uyuşmazlığa Asliye Hukuk Mahkemesince bakılamayacağından davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Ankara İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir.