17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/16392 E. , 2013/5795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı Şirket ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu şirketin üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı ... Gültigen'e, ...'ın da ...'na sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Gültegin'e usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı ... yönünden dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunması nedeni ile davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise kötüniyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ... Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. ve ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazlar yönünden davalı ...'a yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına,
İİK'nın 278/III-2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişiler tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, ayrıca davalı ...'ın borçlu ... Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş.'nin çalışanı olması bakımından üçüncü kişi konumundaki davalı ...'ın borçlu davalının alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına (İİK m. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ve davalılar ... Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. ve ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Mahkemece davalı ... yönünden könüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme varılan sonuç için yeterli görülmemiştir.
İİK’nın 280/I fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği ancak işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gereğine işaret edilmiştir. Somut olayda davacı yanın davalı ... yönünden borçlu şirket çalışanı olduğu yönündeki iddialarına yönelik olarak Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 31.07.2012 tarihli yazısı da dikkate alınarak yapılacak araştırma ile davalı borçlu şirket çalışanı olup olmadığı, davalı 3. kişi ... ile aynı dönemlerde çalışıp çalışmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre İİK'nın 280. maddesi gereğince değerlendirme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Ayrıca hükümde davalı olarak ... adında dava dışı taraf sıfatı olmayan kişinin adının sehven geçmiş olması da yerinde görülmemiştir.