12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/30258 E. , 2013/37449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2012/521-2013/488
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu bonoya dayalı olarak hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, bono miktarında tahrifat yapıldığını, takipteki borca, faize, fer'ilerine itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/10339 soruşturma sayılı dosya ile yürütülen sahtelik davası ile ilgili karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 20. maddesi gereğince görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur.
Bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aynı kural takip hukukunda da geçerlidir.
Somut olayda, alacaklı tarafından yetkisiz Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü'nde 10.02.2012 tarihinde takibe başlandığı, borçlunun süresinde yetki itirazı üzerine Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/140 E.-312K. sayılı ve 10.05.2012 tarihli kararı ile, yetki itirazının kabulü ile karar kesinleştiğinde takip dosyasının görevli ve yetkili Kahramanmaraş icra dairesine gönderilmesine şeklinde taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildiği, kararın 22.05.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Alacaklı vekilinin ise HMK.nun 20. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra 24.07.2012 tarihinde Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü'ne başvurarak dosyanın yetkili Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini istediği görülmüştür.
Yetki itirazının mahkemece kabul edilmesi halinde alacaklı HMK 20 md gereğince yasal iki haftalık süre içerisinde alacaklı kararın kesinleşmesinden itibaren takip dosyasını yetkili icra müdürlüğüne göndermek zorundadır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilir. Bu yükümlülük alacaklıya ait olup borçluya yüklenemez. Bu durumda, mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan HMK.nun 20. maddesi uyarınca re'sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan 6100 Sayılı HMK.nun 209/1. maddesinde; "Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme tabi tutulamaz." şeklindeki hükmü ile bir senette bulunan yazı ve imzanın inkarı halinde sahteliği hususunda bir karar verilinceye kadar senedin hiçbir işleme dayanak yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda borçlunun şikayeti üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/10339 soruşturma sayılı dosyasında şikayetçinin iddia ettiği eylemin dolandırıcılık suçu olmadığı bedelsiz kalan senedi tahsile koymak suçunu oluşturduğu ve senedin ödendiği ya da bedelsiz kaldığına dair belge de ibraz edilmediği gerekçesiyle şüpheli ... ile ...t hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde borçlu tarafın takibe konu senet hakkında C. Savcılığına bulunduğu suç duyurusu ile ilgili soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlanması da dikkate alındığında HMK'nun 209. maddesi şartları oluşmadığından yazılı gerekçe ile nihai karar olarak takibin kovuşturma sonuna kadar durdurulması da doğru görülmemiştir.