15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2017/27042 E. , 2020/11129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in, vergi kayıtlarında ... adına kayıtlı olan ... isimli iş yerinde araç alım-satım işiyle uğraştığı, katılan ...'in 2006 yılında sanıktan bir traktör satın aldığı, ancak noter satışında sorun çıkması nedeniyle yeni anlaşma yaptıkları, buna göre katılanın bu traktörü iade edip 4000 TL daha verdiği ve ... plakalı traktörü ve ruhsatını sanıktan haricen devraldığı, ancak sanığın bu traktörün noter devrini de katılanın sürekli istemesine rağmen gerçekleştirmediği ve 3 yıl boyunca oyaladığı, bir çıkış yolu arayan katılanın başka bir galeriye gidip traktörü takas yoluyla satıp başka traktör almak istediği, ancak yapılan araştırmada traktör üzerinde bulunan plakanın aslında Mondial marka bir motorsiklete ait olduğu, motor şasi numarasına göre katılanda bulunan traktörün üzerinde müsadere nedeniyle haciz bulunan başka bir plakaya ait olduğunun öğrenildiği, bu şekilde sanığın motor şasi numarasına göre trafikte...plakalı olarak gözüken ve ½ hissesi kesinlenmiş mahkeme kararıyla müsadere edilen hacizli traktör üzerine orijinal olan ... sayılı plakayı monte ettiği, eline bulunan gerçek ruhsatı da vererek katılana satmak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın şirket faaliyeti kapsamında olmayan bireysel kapsamda, vergi kaydına göre kardeşine ait işletmede faaliyette bulunan galerici olduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin sadece kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olduğu gözetilmeden ayrıca TCK'nın 158/1-h. maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçu da olduğunun kabulü ile hüküm kurulması suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.