44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/467 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2021
NUMARASI: 2020/657 E., 2021/156 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2021
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 6361 Sayılı Kanun kapsamında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince dava dilekçesinde ayrıntıları belirtilen 25 adet taşınmazın davalıya finansal kiralama yolu ile kiralandığını, davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesinden doğan kira bedelleri ile temerrüt faizini vadesinde ödememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü beyan ederek, sözleşmeye konu taşınmazların boş olarak davacıya iadesine ve taşınmazlar üzerinde bulunan kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu ve başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığını, davanın belirsiz dava olarak yürütülemeyeceğini, eksik harcın ikmal edilmediğini, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. Maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu yetki sözleşmesinin HMK 17.md göre geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''Taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği,
HMK 18. md gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı tarafın süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğuna'' karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece öncelikle dava şartına ilişkin itirazların değerlendirilmesi gerektiğini, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu ve başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığını, davanın belirsiz dava olarak yürütülemeyeceğini, eksik harcın ikmal edilmediğini, öncelikle bu hususlarda bir karar verildikten sonra yetki hususunda değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, finansal kiralama sözleşmesinin konusu olan taşınmazların boş olarak davacıya teslimi ile taşınmazlar üzerindeki finansal kiralama şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A-1 maddesi gereğince bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Eldeki davada ise davanın konusunun, finansal kiralama sözleşmesinin konusu olan taşınmazların boş olarak davacıya teslimi ile taşınmazlar üzerindeki finansal kiralama şerhinin kaldırılması talebine ilişkin olduğu, alacak ve tazminat talebinin söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki dava bakımından arabulucuya başvurulması zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği, somut olayda kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı, tacirler arasında yapılan bu yetki sözleşmesinde yetkili mahkemenin gösterildiği, yapılan yetki sözleşmesinin HMK'nun 17.ve 18.maddelerinde belirtilen koşulları sağladığı anlaşılmakla Mahkemece verilen yetkisizlik kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.