11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/2086 E. , 2021/2482 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2019/142-2019/675 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsüne alınan emtianın davalı tarafından İsviçre’den Türkiye’ye hasarlı şekilde taşındığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 30.135.20 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ezilmeden kaynaklanan hasar olduğunu, tazminat isteminin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dosyaya ibraz edilen tahmini hesaplama dikkate alındığında söz konusu makinede kovanından ayrılabilen iğlerden 1200 adet olduğu düşünüldüğünde makinede bulunan kovanından ayrılabilen iğlerin toplam brüt ağırlığının 0,706 KG X 1200 adet = 847,2 kg olarak hesaplanabileceği, 18/04/2016 tarihli Merkez Bankası kayıtlarına göre bir SDR=4,0168 -TL olduğu, buna göre taşıyıcının üst sorumluluğunun 847,2 kg x 8,33 x 4,0168 =28.347,2646 TL olarak hesaplanabileceği, yapılan denetime elverişli bu hesaplama ve taşıyıcının üst sorumluluğu olan bu miktarın dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 28.347,26 TL'nin 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, CMR Konvansiyonunun 23/7 maddesinde SDR hesabında karar tarihine en yakın kur'un esas alınacağının düzenlenmesine ve mahkemece de hesaplamanın bu şekilde yapılmış bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mahkemece verilen ilk kararda dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ve davalı tarafından faizin başlangıç tarihi yönünden karar temyiz edilmemiş, bu nedenle de bu husus bozma sebebi yapılmamak suretiyle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu kez usuli kazanılmış hakkın ihlali ile SDR kurunun TL'ye dönüştürüldüğü, tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1 adet kovanından ayrılabilen igin tahmini brüt ağırlığının 0.366 kg kabul edilerek hesaplanması gerekirken hesaplama hatası sonucu 0.706 kg olarak kabulü ile yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekili, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 16/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Dava, davacıya Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı makina ve aksamının, davalı tarafından taşınması sırasında hasar görmesi nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısına 09.08.2005 tarihinde 28.517,80 YTL, 07.11.2005 tarihinde de 1.617,40 YTL olmak üzere toplam 30.135,20 YTL ödeyerek 27.03.2006 tarihinde mülga 6762 sayılı TTK 1301 maddesine istinaden eldeki davayı açmıştır. Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak, SDR kuru 18.04.2016 tarihi itibariyle hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Davalı vekilinin, SDR kurunun yükün taşınmak üzere kabul edildiği tarih olan 2705.2005 tarihi itibariyle esas alınması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları sayın çoğunluk tarafından kabul görmemiştir. Davanın niteliği itibariyle, SDR kurunun 18.04.2016 tarihi itibariyle esas alınmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. CMR Konvansiyonunun 23/7 maddesi "Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi, uluslararası para fonunca tarif edildiği gibi Özel Çekme Hakkı (SDR)dır. Bu anlaşmanın 3. sayılı fıkrada belirtilen meblağı olayla ilgilenen mahkemenin bulunduğu Devletin ulusal parasına, karar tarihinde veya taraflar arasında mutabık kalınan tarihte cari kur değeri üzerinden tahvil edilecektir" hükmünü taşımaktadır. CMR Konvansiyonu gönderici ile taşımacı arasındaki taşıma ilişkisine ilişkin hükümleri muhtevi olup, davacı ..., göndericinin zararını tazmin ederek mülga TTK 1301 maddesine göre eldeki davayı açmıştır. Sigorta şirketinin, sigortalısına ödediği tazminattan fazla bir tazminat ve hak talep edemeyeceği sigorta hukukunun genel kurallarındandır. Göndericinin zararı, davacı ... şirketince 09.08.2005 ve 07.11.2005 tarihlerinde tazmin edilmiş olup, sigorta şirketinin açtığı davanın niteliği de gözönüne alındığında tazminat hesabı SDR kurunun bu tarihteki rayiçler esas alınmak suretiyle yapılmalıdır. Çoğunluğun kabulünde olduğu gibi SDR hesabında 18.04.2016 tarihinin esas alınması durumunda, sigortalısına 2005 yılında ödeme yapan sigorta şirketi, 18.04.2016 tarihine kadar geçen sürede SDR kurundaki artışlar kadar sebepsiz zenginleşecektir. Sayın çoğunluğun kabul şekli Sigorta Hukuku ilkelerine aykırı olduğundan, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekirken reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyorum.