Esas No
E. 2020/4956
Karar No
K. 2021/2260
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2020/4956 E.  ,  2021/2260 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.03.2018 tarih ve 2016/747 E- 2018/217 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.05.2019 tarih ve 2018/777 E- 2019/668 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağı için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği açık hesap şeklinde ve 180 gün vade ile çalışıldığını, takip tarihinde muaccel bir alacakları olmadığını, taraf defter incelemesi ile bunun daha net anlaşılacağını savunrak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği faturaların 6 aylık vadelerle ödenmekte olduğu, dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin nizalı olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 139.577,04 TL alacaklı olduğu, davacının kendi kabulünde de olan kendi defter ve ekstrelerine yansıdığı şekilde vade tarihlerinin kendisince bilindiği, bu konuda taraflar arasında süregelen ticari teamülün var olduğu zaten takipten sonrada bu vade tarihlerine göre fatura alacaklarınında ödenerek ticari teamüle göre davalının yükümlülüklerini ifa etmekte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, taraf defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 139.577,04 TL alacaklı olduğu ancak davalının takip tarihi itibariyle cari hesap açığını oluşturan faturalardan kaynaklanan borcunun taraflar arasında yürütüldüğü şekliyle vadelerinin dolmadığı, davalının takip tarihinden sonra vadeleri dolan alışlarının karşılığı emtia bedellerini ödediği, davacının daha önce davalının 6 ay vadeli mal alış ve ödemelerini kabul ettiği ve bu doğrultuda işlem yaptığı, davalı adına düzenlenen faturalarda vade bölümünün yer aldığı ve yaklaşık 6 aylık vadelerin davacı tarafından faturalara işlendiği, oluşan bu teamül karşısında takip tarihi itibariyle bu ticari teamülden ayrılmayı gerektiren bir olgunun iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog