Esas No
E. 2012/29769
Karar No
K. 2013/28350
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2012/29769 E.  ,  2013/28350 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi

TARİHİ : 03/10/2012

NUMARASI : 2010/307-2012/881

DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ulusal bayram genel tatil, fazla mesai ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

   Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

  Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2007-31.01.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde muhasebe müdürü olarak çalıştığını, haftanın altı günü 07:50-20:00 saatleri arasında her iki ayda bir kez haftanın yedi günü çalıştığını, net 1.400,00 TL ücret aldığını, ihtarnameye rağmen alacakların ödenmediğini  belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 01.08.2007 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını, 01.02.2010-08.02.2010 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, devamsızlığı nedeniyle davacıya ihtarname gönderildiğini, davacının işe başlamaması nedeniyle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının iddialarına dayanak olabilmesi için muhasebe görevlisi olarak işyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu internet şifresini kullanarak kendi adına 31.01.2010 tarihinde işten çıkış belirttiğini, buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davacının icra takibinde bulunduğunu, bu takipte ücretinin 1.250,00 TL olduğuna itiraz etmediğini, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının kendi işten çıkış bildirgesini vermesi nedeniyle görevi kötüye kullanmaktan dolayı dava açıldığı ve davacının beraatine  karar verildiği, dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin  31.01.2010 tarihinde sonlandırıldığı, bu tarihten sonra davacının işe devamsızlığının sözkonusu olamayacağını, davalı tarafın iş sözleşmesinin haklı nedenlere feshedildiğini kanıtlayamadığı, davacının feshe bağlı alacaklarını talep hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.

1.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin feshi noktasındadır. 4857 sayılı yasanın 25/II. maddesinde, "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu  ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin,işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması." hallerinde iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak  feshedilebileceği düzenlenmiştir.  Somut uyuşmazlıkta,  davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirtmiştir.

Davalı  taraf  ise  davacının  iş sözleşmesinin devamsızlığı  nedeniyle  haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamında davacının 01.02.2010-02.02.2010-03.02.2010-04.02.2010 ve 08.02.2010 tarihinleri devamsızlığına ilişkin tutanaklarla birlikte davalı işyerinin 04.02.2010 tarihli davacının 08.02.2010 tarihinde işbaşı yapması talebini içeren ihtarname bulunmaktadır.

Davalı tarafın davacının devamsızlığına ve işten çıkışına gerekçe olması için şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu şifresini kullanarak işten çıkış tarihini 31.01.2010 tarili olarak belirttiği gerekçesi ile davacı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan şikayetçi olduğu, davacı hakkında ceza mahkemesince yapılan yargılaması sonucu  atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının ceza mahkemesindeki savunmasında davalı şirket yetkililerinin talebi üzerine işten çıkışı işlemini 05.02.2010 tarihinde internet aracılıyla yaptığını savunmuştur. Ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı açıktır.

Tüm dosya kapsamı tanık beyanları ve ceza dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde davacının devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece bu gerekçe ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile kabulüne ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog