2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında; 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliği'nde düzenlenen ... sözleşme tarihli, ... Sözleşme numaralı, ... numarası ile tescil edilen Finansal Kiralama Sözleşmesi ve ... sözleşme tarihli, ... Sözleşme Numaralı, ... tescil numaralı Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi akdedildiğini, kiracı davalı hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas sayılı kararı ile iflas kararı verildiğini, ... 1. İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyası ile 26.03.2021 tarihinde saat 13.30'da kiracı şirketin iflasının açıldığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununun 30. maddesi ''Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme süresinin dolması, kiracının iflası, ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi hâllerinde kendiliğinden sona erer.'' hükmüne amir olduğunu, buna göre kiracının iflasının açılmasına karar verildiği tarih itibari ile taraflar arasında akdedilmiş olan Finansal Kiralama Sözleşmesinin sona erdiğini, Kiracıya, iflası sebebiyle sona eren Finansal Kiralama Sözleşme borcu nedeniyle, Beyoğlu 48. Noterliğinden düzenlenen 07.04.2021 tarihli, 20970 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, keşide edilen ihtarname ile 6361 sayılı Kanunun 30. madde hükmüne göre şirketin iflası sonucu Finansal Kiralama Sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğinin bildirildiği ve muhataplara işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde Finansal Kiralama konusu malları iade ve teslim etmeleri ve sözleşmeden doğan borçlarını ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden bugüne kadar davalının yapılan bütün uyarılara karşın kira borcunu halen kapatmadığını, Finansal Kiralama Konusu malların teslimi de gerçekleştirmediğini, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan sözleşmeye konu; "1 set, satıcısının ... ltd. olduğu, ... marka, ... model, 2017 üretim tarihli, ... LEVHA, ... hattı kalıbı ile birlikte, ... seri numaralı ekstrüzyon hattı, 1 set, satıcısının ... ltd. olduğu, ... marka, ...model, 2017 üretim tarihli, ... pvc levha, ... seri numaralı ekstruder kalıbı, 1 set, satıcısının ... ltd. olduğu, ... marka, ... model, 2017 üretim tarihli, ... pvc levha, ... seri numaralı ekstruder kalıbı, 1 set, satıcısının ... ltd. olduğu, ... marka, ... model, 2017 üretim tarihli, ... pvc levha, ... seri numaralı ekstrüzyon hattı, 1 set, satıcısının ... ltd. olduğu, ... marka, ... model, 2017 üretim tarihli, ... pvc levha, ... seri numaralı ekstruder kalıbı, 1 set, satıcısının ... ltd. olduğu,... marka, ... model, 2017 üretim tarihli, ... levha, ... seri numaralı ekstruder kalıbı"nı teslim etmediği için ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli zilyetliğine son verilmesine, sözleşmeden doğacak hak ve alacaklarının, zarar ve ziyan hakları saklı kalmak kaydı ile Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkiline aynen iadesine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, finansal kiracının iflasına karar verilmesi sebebiyle fesholan finansal kiralama sözleşmesine konu malların kiracı müflis şirketten istirdadı istemine ilişkindir. Finansal kiralama sözleşmesi ve ekleri, mal teslim belgesi, proforma fatura, borç bildirim ve fesih ihtarı, tebliğ şerhi incelenmiştir. ... 3ATM ...Esas dosyasından kiracı şirketin dava tarihinden önce 26.03.2021 tarihinde iflasının açılmasına karar verildiği sabittir. Dolayısıyla müflis kiracı şirketin iflas tasfiyesinin ... İcra-İflas dairelerinde yürütüldüğü de kuşkusuzdur. İflasın açılmasıyla birlikte müflis kiracı şirketin mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan tüm malvarlığı, hak ve alacaklarıyla ilgili tasarruf yetkisi İİK hükümleri gereği ortadan kalkmış olup, bu yetki iflas idaresine geçmiştir. Müflis şirketin lehine veya aleyhine açılan davalarda kural olarak müflis şirketi temsil-davayı müflisi temsilen takip yetkisi ve ehliyeti de, hatta kayıt kabul davalarında husumet de iflas idaresine geçmektedir.
Finansal kiralama sözleşmesi gereği teslim olunan malın iadesine yönelik olarak açılan emsal davada olduğu üzere, aleyhine dava açılan davalı şirket hakkında iflas kararının yargılama sırasında verilmesi halinde husumetin iflas idaresine yöneltilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi ve iflas tarihi itibarıyla saptanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi esastır. (Yargıtay 19. HD. 2016/4573E. 2017/2796K.sayılı ilamı)
Bu suretle finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak açılmış olan davada yargılama sırasında iflas kararı verilmesi sırasında davaya kayıt kabul davası olarak devam edeceği Yargıtay uygulamasına göre sabit olduğuna göre iflasın açıldığı tarihten sonra finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak dava açılması durumunda ise bu durumun ayrıca irdelenmesi gerekir.
Dava, "finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan malın aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkin olarak açılmıştır. Ancak bu davanın, davalı hakkında iflasın verildiği 26.03.2021 günü sonrası ve 25.05.2021 tarihi itibariyle açılmış olması karşısında, Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere dava artık kayıt kabul davası olarak nitelendirilmelidir". (Yargıtay 23. HD. 2014/2991E. 2014/8259K.sayılı ilamı)
HMK'nın 24/1, 25 ve 26.maddeleri ile 04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İBK uyarınca, hukuki nitelendirme hakime ait olup, hakim tarafların dayandıkları maddi vakıalar ve talep sonucu ile bağlı ise de tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Davanın iade davacı olarak açılması kayıt kabul davası olduğu gerçeğini değiştiremez.
Nitekim İİK m.235/f.2 hükmün içeriği dikkate alındığında sıra cetveline itiraz davaları bir alacağın tespitine ilişkin davalar olup bu davada alacağın tamamen ya da kısmen cetvele kayıt olunup olunmayacağı hakkında karar oluşturulur. Kanun metninden ya da Yargıtay uygulamasından da anlaşıldığı üzere bu alacağın niteliği üzerinde kanun koyucu herhangi bir ayrım yapılmamıştır. O halde kanunun yapmadığı ayrımın Mahkemece yapılabilmesi bu nedenle de mümkün değildir. Bir başka deyişle alacağın konusu para alacağı olabileceği gibi para dışında bir eşya dahi alacağın konusu olabilecektir.
Kaldı ki Yargıtay uygulamasında tapu iptali olmadığı takdirde tazminat amaçlı olarak açılan davanın iflas tarihi sonrası açılması sonrasında davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerektiği yönünde dahi yargısal uygulama ayrıca mevcuttur. (Yargıtay 23. HD 2014/4791; 39K.ve 12/01/2015 tarihli ilamı) O halde davacının açmış olduğu dava, iflas tarihi sonrası açılmış olmakla İİK m.235 hükmüne dayalı kayıt ve kabul davası olarak nitelendirilmelidir.
İİK'nın 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Dava dosyasındaki belgelerden anlaşıldığı üzere davalı şirket hakkında dava tarihi öncesi iflas kararı verildiğinden, davacı mülkiyet sahibinin, iflas kararı verilen ... ATM nezdinde dava açması gerektiği, esasen gerek açıklanan hüküm gerek Yargıtay uygulaması dikkate alındığında davada ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu nedenlerle, aşağıdaki şekilde davanın HMK md 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetki yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davada yasal sürede talep halinde kesin yetkili mahkemede yargılamaya devam edileceğinden, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin kesin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına karar verilmiş, ayrıca kararın kesinleşmesi sonrası yasal sürede yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse HMK md 20'ye göre mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği taraflara ihtar edilmiştir.
1.Mahkememizin HMK m.114/f.1-bent (ç) ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkili olmaması karşısında, davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2.Talep halinde, dava dosyasının kesin yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3.Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine,
4.Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine ihtarına,
5.HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.12/07/2021 Katip ... Hakim ...