3. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- KONYA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/3179
- Karar No
- 2015/3179
- Karar Tarihi
- 13.11.2019
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava trafik kazası nedeniyle ölüm nedeniyle destekleri vefat eden anne ve baba davacıların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece incelemeye konu, maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı araç sürücüsü...tarafından karar manevi tazminat yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf sebebi de göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kusur varlığı ve oranı noktasındadır. A- Kusur itirazı yönünden yapılan incelemede;
Ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (YHGK'nın 23.01.1985 gün ve 1983/10-372 esas, 1985/21 karar sayılı ilamı) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesinin maddi olgulara ilişkin tespitleriyle bağlı olmakla birlikte ceza mahkemesince belirlenmiş olan kusur oranıyla bağlı değildir. (Y.17 HD.02.03.2015, 2014/4900E. 2015/3668 K.) Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, somut olaya ilişkin olarak Konya ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında olaya ilişkin yargılamanın devam ettiği, henüz hüküm verilmemiş olduğu, bu ceza davasında dosyaya yansıdığı kadarıyla alınmış bir kusur raporunun bulunmadığı;
Olaya ilişkin düzenlenen Trafik Tespit Tutanağında, kazanın oluşumunda davacıların desteği yaya ...'ın KTK 84, 68/a-2 kuralını (yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya taşıt trafiğini tehlikeyle düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek) ihlal ettiği, davalı sürücü ...'ın ise KTK 52.b kuralını (Aracın hızını teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) ihlal ettiği;
Mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise, Kaza Tespit Tutanağı, tüm ifadeler, çarpmanın yeri ve tekmil veriler nazara alındığında, sürücü davalı ...'ın olay mahalli ve gece vakti göz önünde bulundurulduğunda hızını görüş mesafesine göre ayarlamadığından alt derecede % 15 oranında tali kusurlu, yaya ...'ın ise gece vakti geliş ve gidişli şehirler arası yolda taşıt trafiğini, gelen araçların hız ve yakınlığını dikkate alarak kontrollü ve kurallara uygun şekilde taşıt yoluna girmesi gerekirken aksine hareketle kontrolsüzce taşıt yoluna girip ilk geçiş hakkını bırakmadığından asli olarak % 85 kusurlu olduğu belirtilmiş olup alınan Trafik Tespit Tutanağındaki belirleme ile Adli Tıp Kurumu kusur raporlarının birbirini teyit eder şekilde kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun bulunmuş olmasına göre davalının soyut nitelikteki hiçbir yeni somut delile dayanmayan itirazlarının yerinde olmadığı, cevap dilekçesinde bildirilen tanıkların da kazanın meydana geliş şeklini görmeyen kazadan sonradan gelen ambülans ekibinden kişiler olup dinlenmeleri halinde tanıklıklarının yukarıda anlatılan kusur durumunu ve kazanın meydana geliş şeklini değiştirmeyip, dinlenmelerinin kusur tespiti açısından gerekli olmadığı, bu raporlar esas alınarak hüküm verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun olmadığı, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre de kusur durumu için ceza dosyasının beklenilmesinin gerekmediği anlaşılmış bulunmaktadır. B- Vekalet ücreti yönünden itirazda; Davalı ..., manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle taraflarına vekalet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürmüştür. Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. Maddesinde; (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir" ;
Ayrıca, davacılar ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davacılar tarafından davalılardan maddi tazminat talep edildiğine ve davacılar ile davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına göre kabul edilen miktarlar yönünden herbir davacı için ayrı ayrı, reddedilen kısım üzerinden de kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti taktir edilmesi gerekir.
Yazılı düzenlemeden hareketle somut olayda, manevi tazminatın kısmen reddine karar verildiğine göre aleyhlerine tazminat istenilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren istinaf eden davalı ... lehine de reddedilen miktar ve yukarıda hüküm nazara alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece davacı taraf lehine vekalet ücretine karar verilmesinde isabet bulunmadığından davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinin kısmen kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden Kısmen KABULÜNE, Yerel Mahkeme Kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (infazda tereddüt oluşmaması için kesinleşen ve usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlar da aynen yazılarak) Davacıların davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.Davacıların maddi tazminat taleplerinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2.Manevi tazminat yönünden; ... için 7.000 TL, ... 7.000 manevi tazminatın olay tarihi olan 15/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
3.Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 478,17 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 280,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 198,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 637,20 TL ilk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 10. maddesine göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacılardan ayrı ayrı alınarak (iki adet ihtiyari dava arkadaşı bulunduğundan) davalı ...'a verilmesine,
8.Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
9.İstinaf eden davalı ... tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde davalı ...'a iadesine,
10.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 242,60 TL istinaf harç gideri 6,40 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 249,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
11.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12.Harç ve tebliğ işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, HMK. M.362/1-ç hükümleri uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2019
Başkan
Üye
Üye
Katip