(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/685 E. , 2011/9845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: 647 sayılı Yasanın, 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 50/5. maddesinde Öngörülen düzenlemeye göre, sanık hakkında hükmolunan 580 TL adli para cezasının türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK.'nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.'nun 317. maddesi gereğince sanık ... müdafii temyiz talebinin isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanıklar ..., ... ve ...'un daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK'nun 231/6 maddesinin a bendinde yazılı " kasıtlı bir suçtan mahkum olmama " koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ... hakkında yapılan karşılaştırma sonucu lehe kabul edilerek uygulanan 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.'nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olaya göre, sanıkların eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar verme ve 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlaline teşebbüs suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ile tamamlanmış hırsızlık suçlarında şartları var ise uygulanma imkanı bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 145. maddesinin somut olaya göre teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunda uygulanması hususları karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
2.5271 Sayılı CMK.'nm 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü fıkrasından "TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesi ve yine hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun cezasının türü ve üst sınırına göre belirlenen ve aynı Yasanın 102/3 maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116, 151/1, 66/1-e, 66/2 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin süre yönünden sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, mahkumiyet kararının verildiği 10.04.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafıinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.