2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/16559 E. , 2021/20354 K.
"İçtihat Metni"
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık Mahsun Bayram hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160/1, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair GAZİOSMANPAŞA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2021 tarihli ve 2020/288 esas, 2021/8 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/06/2021 gün ve 94660652-105-34-10793-2021- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/06/2021 gün ve 2021/79453 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklindeki düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Basit yargılama usulü" başlıklı 251/3. maddesinde "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede öngörülen ve takdiri olmayan indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiği anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına 13/07/2020 tarihli tensip zaptıyla karar verildiği halde, yargılama sonunda sanık hakkında 5271 sayılı Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 25 gün adli para cezası üzerinden 1/4 oranında indirim yapılarak, 18 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 360,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde olunmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, katılan Düzgün Koçak’ın yokluğunda verilen hükmün katılanın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligat işleminin usule aykırı olmasından dolayı, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararının katılan Düzgün Koçak’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (GAZİOSMANPAŞA) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.01.2021 tarihli ve 2020/288 E., 2021/8 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.