40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2019/4250
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2019
NUMARASI: 2015/532 Esas - 2019/728 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada dava ve uyuşmazlık; 818 sayılı BK'nın 45. ve 47 (6098 sayılı TBK'nın 53/3. ve 56/2). maddeleri kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat; birleşen davada dava ve uyuşmazlık; 818 sayılı BK'nın 45 (6098 sayılı TBK'nın 53/3). maddesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "davanın kabulü ile davacılardan eş ... için 107.422,70-TL davacı kız ... için 14.812,72-TL olmak üzere toplam 122.235,42-TL Destekten Yoksun Kalma tazminatının davalı ... Sigortadan dava tarihi olan 23.02.2015 tarihinden itibaren, davalı ...’tan ise 17.12.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp davacılara verilmesine, (...) Birleşen, davacı kız ...’ın açtığı destekten yoksun kalma istemi yerinde görülmediğinden reddine, Davacıların talep ettikleri manevi tazminat isteminin ise eş ... için takdiren 15.000.-TL, davacı kız ... için takdiren 10.000.-TL, davacı kız ... için takdiren 10.000.-TL, davacı kız ... için takdiren 10.000.-TL olmak üzere toplam 45.000.-TL'nin davalı ...’tan 17.12.2009 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigortadan ise Sigorta Limiti olan 15.000.-TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 23.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp davacılara verilmesine fazla istemin reddine, (...) Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ (Eski unvanı ... Sigorta AŞ) vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece aldırılan ATK raporunda davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak Yargıtay kararlarında sigorta şirketlerinin %100 kusurlu gibi kabul edilerek tazminat hesaplamasının yapıldığını, bu nedenle, davalı sigorta şirketlerinin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek taraflarınca ıslah yapıldığını ve harç yatırıldığını, ancak Mahkemece, davalı sürücünün kusuru oranında sigorta şirketlerinin sorumluluğuna ve reddedilen miktarlar nedeniyle müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplaması raporunda, aktif dönem hesabında kullanılan gelirin, olması gerekenden daha yüksek hesaplandığını, hak sahipleri için uygulanan destek oranlarının Yargıtay kararlarına göre toplamda daha yüksek hesaplandığını; manevi tazminattan müvekkili sorumlu tutulmamasına rağmen, hüküm fıkrasının 7. bendinde kabul edilen manevi tazminat nedeniyle davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verildiğini, kararın bu yönlerden hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 16/12/2009 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMS sigortacısı, davalı ... Sigorta AŞ'nin ... sigortacısı ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, davacıların desteği (davacı ...'ın eşi ve diğer davacıların babası) yaya ...'a çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların desteği ...'ın vefat ettiği; asıl davada davacılar ..., ... ve ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar tarafından manevi tazminat; birleşen davada ise davacı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %75, müteveffa ...'in ise %25 oranında kusurlu oldukları anlaşılmıştır. A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Kazanın oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, 818 sayılı BK'nın 47 ( 6098 sayılı TBK'nın 56/2). maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı ile hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu kanısına varılmıştır. Bu itibarla, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülerek, davacı ... için takdiren 20.000,00 TL ve diğer davacıların her biri için 15.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, sigorta şirketlerinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğuna göre Mahkemece, kusur oranı dikkate alınarak sorumluluğa ve ıslah dilekçesinde kusur oranını aşan talebin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu bağlamda, reddedilen miktarlar nedeniyle davalı sigorta şirketleri lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetlidir. Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. B-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Mahkemece karara dayanak yapılan 13/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama sonucunda, müteveffanın eşi davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 107.422,70 TL müteveffanın kızı davacı ...'ın ise 14.812,72 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun incelemesinde; raporun,
HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, hesaplamaya alınan gelir ve pay oranları başta olmak üzere raporda herhangi bir hatanın bulunmadığı, raporun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazları kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin, manevi tazminat nedeniyle hükmedilen vekalet ücretine yönelik itirazına gelince; asıl davada, davalı ... Sigorta AŞ de davalılar arasında bulunmasına ve manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7. bendinde "Esas davada, kabul edilen manevi tazminat yönünden;... vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine" şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir.