12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/2336 E. , 2022/20 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/218 Esas – 2011/107 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten yaralama ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 18.12.2008 – 10.05.2011 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 22 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.09.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 20.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece; davacı vekili tarafından müvekkilinin haksız gözaltında kalması ve tutuklanmasından dolayı 5271 sayılı CMK'nın 141/f maddesine atfen tazminat davası açıldığı, söz konusuna ilişkin bir tartışma bulunmamakla birlikte, tartışma konusunun davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplandığı, dava süresine ilişkin düzenleme 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde, "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda kesinleşmiş kararın davacıya veya vekiline tebliğ edilip edilmediğine bakmak gerekir, tebliğ edilmemiş olması halinde veya dosyada tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmaması halinde, anılan Kanun maddesinin ikinci cümlesinin esas alınması gerektiği, davaya dayanak olan...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2011 tarih ve 2009/218 esas, 2011/107 karar sayılı dava dosyası incelendiğinde kararın davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği, davacı aleyhine temyiz başvurusunun olmaması nedeniyle kararın 18/05/2011 tarihinde kesinleştiği görülmekte olup, dava ise davacı vekili tarafından 19/09/2014 havale tarihli dilekçe ile açıldığı, bu açıklamalar karşısında davanın süresinde açılmadığı anlaşılmakla, anlatılan nedenlerle süresinde açılmayan davanın 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesi gereğince reddine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; tazminat talebinin dayanağını oluşturan...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2011 tarih ve 2009/218 esas, 2011/107 karar sayılı ceza dava dosyası incelendiğinde, davacı hakkında verilen beraat kararının davacı vekilinin yüzüne karşı katılanlar ve vekilinin yokluğunda verildiğinin anlaşılması karşısında, davacı hakkında verilen beraat kararının katılanlar vekiline tebliğ edilip edilmediği ile tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinin tespit edilerek kararın davacı yönünden hangi tarihte kesinleştiğinin belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 16.439,47 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın 18.12.2008 tarihli tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla; mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya eylemli uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tazminat miktarlarına, davalı vekilinin verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.