Esas No
E. 2021/21655
Karar No
K. 2022/111
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2021/21655 E.  ,  2022/111 K.

"İçtihat Metni"Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ... Ünkesti'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve 2019/364 esas, 2020/237 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/07/2021 gün ve 6201/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2021 gün ve 2021/95698 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre,

1.Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 27/08/2019 tarihli ve 2019/1647 sayılı iddianamesi ile müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçundan sanık ... hakkında kamu davası açılmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında sanık ... Ünkesti yazılarak hüküm kurulmasında,

2.Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2014/36653 esas, 2017/1277 karar sayılı ilamında ''..tam iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerekirken çalınan eşyaların müştekiye kolluk görevlileri tarafından teslim edildiği gerekçesi ile TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması..." şeklinde belirtildiği üzere, sanığın henüz hakkında kovuşturma başlamadan önce suça konu 20 adet tişört, 6 adet iç çamaşırı, 1 adet havlu, 3 adet tayt, 4 adet şort, 2 adet etek, 1 adet pantolon ve 1 adet eşofmanın iadesini sağladığı ve müştekinin de herhangi bir zararının bulunmadığını belirttiği somut olayda, soruşturma aşamasında gerçekleşen tam iade nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerekirken çalınan eşyaların tesliminin rızaen yapılmış bir teslim olmadığı gerekçesi ile Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulanmamasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık ... ’nin yokluğunda verdiği 22/10/2020 tarihli ve 2019/364 Esas - 2020/237 Karar sayılı mahkumiyet kararı, istinaf edilmediğinden bahisle 08/12/2020 tarihinde kesinleştiği belirtilerek kesinleştirilmiş ise de; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” şeklindeki 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre anılan kararın sanığın Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan 06/07/2020 tarihli duruşmada bildirmiş olduğu ve bilinen son adresi olan “.... Mahallesi .... Caddesi No:51 .../Nevşehir” adresine tebliğe çıkartılması gerekirken, “... Mahallesi .... Caddesi No:239/10 .../İstanbul” adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste 30/11/2020 tarihinde tebliğinin yapıldığı, buna göre yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 22/10/2020 tarihli mahkumiyet kararının sanığa tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (MARMARİS) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/10/2020 tarihli ve 2019/364 Esas - 2020/237 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog