Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2012/3275
Karar No
K. 2012/5616
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)14. Ceza Dairesi         2012/3275 E.  ,  2012/5616 K. "İçtihat Metni"Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2009 gün ve 2006/204 Esas, 2009/466 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Müşteki ... ile tanık .......'nin kolluktaki “sanığın müştekinin yakasından tutarak zorla arabaya bindirmeye çalıştığı” şeklindeki beyanları, 28.04.2002 günlü olay tutanağı, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya içeriğinden sanığın cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, mahkemece de kabulün bu yönde olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 109/2 ve 765 sayılı TCK.nın 179/2. maddeleriyle lehe aleyhe değerlendirme yapılarak hüküm kurulması yerine hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş ise de anılan Kanunların 179/2. maddesinin açıkça sanığın aleyhine sonuç doğurması, 109/2. madde yerine 109/1. maddeden hüküm kurulması da aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,

Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Sanığa isnat olunan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 343/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 28.04.2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.