Esas No
E. 2012/20232
Karar No
K. 2013/18822
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

E. 2012/20232 K. 2013/18822 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, E. 2012/20232, K. 2013/18822, T. 02.12.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20232
Karar No
2013/18822
Karar Tarihi
02.12.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2012/20232 E.  ,  2013/18822 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1.Katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Katılanın yüzüne karşı 16/02/2011 tarihinde karar verildiği, katılan vekilinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 02/03/2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2.Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Sanığın, şikayetçilere kendisinin, ...'ta maden mühendisi olduğunu, ...'ın hisselerini satın alan İnka Şirketler Grubu'nun Malatya'da bir doğalgaz şirketi açarak Malatya ve ilçelerinde doğalgaz çalışması yapacağını, buraya işçi lazım olduğunu belirterek, verdiği hesap numarasına para yatırmaları gerektiğini söylediği, şikayetçilerin de, sanığın vermiş olduğu banka hesap numaralarına ayrı ayrı 1.000 TL para yatırdıkları, fakat sanığın bahsettiği işçi alımının gerçekleşmediği, yapılan araştırmalara göre de, sanığın böyle bir yerde çalışmadığı ve bahsettiği işyerinin de mevcut olmadığının anlaşıldığı, böylece sanığın baştan beri suç işleme kastı ile hareket ederek, şikayetçilerden ayrı ayrı haksız menfaat temin etmek suretiyle yirmi iki kez dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki, mağdur ve katılan beyanları, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Sanığın, katılan ...'dan, işe yerleştirme bahanesiyle önce 1.000 TL para istediği, daha sonra, katılanın yaşının büyük olduğunu, daha fazla paraya ihtiyaç olduğunu belirterek yeniden bu kişiden para istemesi nedeniyle, katılanın ayrıca 500 TL daha verdiği dikkate alınarak, sanığın bu katılana yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince, cezasının zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik, bu katılana yönelik hüküm nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümler açısından; hüküm fıkralarından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla "30 gün" ve "600 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi; ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümler açısından; hüküm fıkralarından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla "30 gün", "15 gün" ve "300 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "2 gün" ve "40 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5320 md.8/1 TCK md.43 K5320 md.8 K5237 md.43 K1412 md.317
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog