Esas No
E. 2012/21479
Karar No
K. 2013/19740
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

E. 2012/21479 K. 2013/19740 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21479, K. 2013/19740, T. 11.12.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21479
Karar No
2013/19740
Karar Tarihi
11.12.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2012/21479 E.  ,  2013/19740 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık, resami belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet, beraat Cumhuriyet Savcısı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Yaşın küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı,ayyaşlık veya bunlara benzer durumlarda bulunma dolayısıyla, fiil ve hareketlerin saikini ve sonuçlarını doğru olarak algılayamayan kişilerin dolandırılması,

TCK'nın 158/1-c bendiyle ağırlaştırıcı neden kabul edilmiştir.

Algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle kişilerin aldatılması daha kolaydır. Algılama,duyu organları aracılığıyla, olay, nesne ve ilişkileri birbirinden ayırt etme demektir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk, uyuşturucu etkisinde bulunma yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olan kişilerin aldatılması suçun konusudur. Mağdurda zayıf da olsa bir irade, zayıflamış bilinç var olmalıdır. Akla uygun davranma demek, belli bir olay karşısında normal insanlardan çoğunun izleyeceği davranışa uygun hareket etmek demektir. Hâkim, somut olayın mahiyetini, kişinin içerisinde yaşadığı sosyal çevreyi, gelişme derecesini, muhakeme ve fikrî becerisini göz önünde tutarak değerlendirme yapacaktır.

Algılama yeteneğinin çok zayıf olması veya hiç olmaması halinde, aldatılması gereken bir irade söz konusu olmayacağından dolandırıcılık suçundan bahsedilemeyeceğinden hırsızlık suçu söz konusu olacaktır. Ceza sorumluluğu olmayan 12 yaşını bitirmemiş çocukların ve tam akıl hastalarının yaptıkları hareketlerin anlam ve sonuçlarını bilemiyeceklerinden aldatılmalarından ve dolandırılmalarından bahsedilemez. 12 yaşını tamamlayıp 15 yaşını tamamlamıyan çocukların algılama yeteneklerinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunmaması halinde eylem, hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Fail, bilerek mağdura uyuşturucu madde vererek veya sarhoş ederek onun algılama yeteneğini azaltmış ise ve oluşturulan bu zayıflık anında mal alınmışa eylem,

TCK'nın 148/3 kapsamında mefruz cebir kapsamında değerlendirileceğinden yağma suçunu oluşturacaktır.

Sanık ...'nın 82 yaşındaki ...'nin kiracısı olduğu, sanığın yaşlı olan mağduru çeşitli sözlerle yaşlılığından faydalanarak kandırmak suretiyle değişik zamanlarda birden fazla kez para aldığı ayrıca araba alacağım diye 1.000,00 TL bedelli senet aldığı bu senedi 100.000,00 TL bedelli olarak doldurup, alacaklısını diğer sanık ...'ın ismini yazdığı, sanık ...'ın da senedi icra kanalı ile tahsile koyduğu, yine sanık ...'ın başkasından para alıp ...... 'ye olan borcunu ödeyeceğini beyan edip yaşlı olan mağduru kandırarak Isparta ilinde galericilik yapan diğer sanık ...'in yanına götürdüğü ve burada borçlu kısmına sanıklardan ... ve ...... 'nin yazıldığı 06.01.2008 vade tarihli 01.12.2007 tanzim tarihli, tanzim yerinin gösterilmediği ve alacaklı kısmına diğer sanık ...'in isminin yazıldığı senedi tanzim edip ...... 'ye imzalattıkları ve daha sonra miktar kısmında 91.500 TL yazan bu senet muhabili sanıklardan ... tarafından Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 2008/1594 esas dosyası üzerinden senette borçlu kısmında ismi ve imzası ...... ve ... hakkında 19.03.2008 tarinde icra takibinde bulunulduğunun iddia edildiği somut olayda;

1.Sanık ... hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;

Sanıkların suça konu senetleri diğer sanık ile birlikte düzenleyerek, icra takibinde bulundukları ve ölen müşteki ... 'nin bulunmadığı adrese tebligat yaptırarak takibin kesinleşmesini sağladıkları anlaşılmakla sanıkların baştan beri fikir ve eylem birliği içinde dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri anlaşıldığından, yüklenen suçlardan mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1 TCK md.148/3 K1412 md.321 K5320 md.8/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog