(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/68069 E. , 2013/11578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde hukuki bir yarar olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Somut olayda; katılanın Adıyaman çimento bayisi olarak çalıştığı esnada sanık ...'ın sahibi olduğu ... İnş. Mal. San. Tic. Şirketine 10.000 TL değerinde çimento sattığı, bu çimento verilmesinin karşılığı olarak Akbank Mamak şubesine ait 29/03/2007 keşide tarihli, Z3461713 sayılı ve 5000 TL bedelli ve aynı şubeye ait 29/04/2007 keşide tarihli, Z3461714 sayılı ve 5000 TL tutarlarındaki çekleri aldığı, ancak çeklerin tanzim yetkisi olmayan kişiler tarafından imzalandığı, böylece sanık ...’in vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıkmasını sağlayarak haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, atılı suçların sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli olup; tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ...'in imza incelemesinin yapıldığı 18.12.2007 tarihli bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmeye yeterli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a)Sanık ... hakkında atılı suçlardan beraat kararı verildiği halde, diğer sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde "Sanık ...’in diğer sanıkla birlikte ve aynı iştirak iradesi dahilinde, sübuta eren resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan" denilmek suretiyle beraat kararı verilen sanık ...'in suça iştirak ettiğine yönelik intiba oluşturacak şekilde hüküm kurularak çelişkiye düşülmesi,
b)Sanık hakkındaki kararın gerekçe kısmında sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında sanığın aynı kanunun 158/1-d-e maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmek sureti ile hüküm içinde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık ... hakkında kurulan A/1.ve B/1. maddelerinde yer alan "diğer sanıkla birlikte ve aynı iştirak iradesi dahilinde" ibarelerinin, sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükümde yer alan "158/1-d-e " maddelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine "158/1-f-son" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.