8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/2259
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2019
NUMARASI: 2017/1038 ESAS 2019/228 KARAR
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 28.11.2014 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni, ZMMS'si olduğu otomobilin, müvekkilinin sürücüsü olduğu motorsiklete çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin elinin kırıldığını, parmaklarında yaralar oluştuğunu, olaydan 2 ay sonra davalı ...'ün kendisine 2.000-TL vererek şikayetçi olmamasını istediğini, tutulan tutanağa göre, davalının 8/6 kusurlu olduğunu, kendisinin ise 8/2 kusurlu olduğunu, %3 beden gücü kaybı ve kazadan sonra da 3 ay 88 günlük işgöremezlik raporu aldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddi tazminat ile zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra açıklanacak manevi tazminat olarak şimidlik 10.000,00-TL'nin (HMK 107) olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 13/03/2018 tarihli celsede, 10.000,00-TL'lik talebinin 1.000,00-TL'sinin manevi tazminat, 9.000,00- Tl sinin de maddi tazminat olduğunu açıklamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta kapsamında olan talepleri söz konusu olduğunda görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, manevi tazminat isteminin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kusur oranının ancak ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu aracılığı ile tespit edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadığını, dava şartının gerçekleşmediğini, iş bu davada esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan usülden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın 23/11/2014-23/11/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile ... Aş. Adına müvekkili sigorta şirketine sigortalı olup manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı tarafın geçici ve sürekli iş göremezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunun 85/1 ve Trafik policesi genel şartlarının 1. Maddesinden doğan kusur oranında ve police limiti ile sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... Kazanın 28.11.2014 tarihinde meydana geldiği, davanın kaza tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı ,kazanın oluşumunda davalı ...ın 2918 sy KTK nın 57/1A gereğince kavşakta geçiş önceliği olana geçiş hakkı vermemek nedeniyle asli kusurlu olduğu( 28/11/2014 tarihli kaza tespit tutanağına göre) kaza sonunda davacı ...ın sağ elinde çok parçalı kırık olacak şekilde yaralandığı( ... Hastanesi nin 05/12/2014 tarihli sağlık kurulu raporuna göre) davacının maddi zararlarının ... plakalı araç ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılandığı, bu nedenle davacının bu taleplerinden feragat ettiği sabittir Mahkememizce davacının alınan sgk kaydına göre dava tarihinde motorlu kurye işi yaptığı ve aylık 1.043,00-TL asgari ücretle çalıştığı, yapılan araştırmaya göre geçirdiği kaza nedeniyle tedavi süresince çalışamadığı,kazadan sonra düzenli ve sürekli bir işi olmadığı, annesi ve kardeşiyle yaşadığı, aylık 1.000,00- TL kira ödediği belirlenmiştir.Davalı ...ın kazadan sonra davacının zararları için 2.000,00- TL ödeme yaptığı da gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar vermek gerektiği'', gerekçesiyle;1-Davacının maddi tazminat talepleri yönünden feragat beyanları gereğince davanın reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... ve davalı ... AŞ den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... ve ... AŞ vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:davalı ... ve ... AŞ vekili; davacı maddi tazminat talebinden feragat ettikten sonra kusur konusunda herhangi bir rapor alınmadan, tarafların mali durumları araştırılmadan karar verildiğini, davacı talebini somutlaştırıp manevi tazminat talebinin 1.000,00-TL olduğunu açıklamasına rağmen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak 4.000,00-TL manevi tazminata karar verildiğini, müvekkili şirketin yerli sermayeli büyük bir araç kirlaa şirketi olup aracın uzun süreliğine dava dışı üçüncü bir şirkete kiraladığını , kaza tarihinde müvekkili şirketin araç işleteni olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, her ne kadar dosya kapsamında kusur raoru alınmamış ise de kaza tespit tutanağında, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğe uymadığından 1. derecede, ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ın kavşaklara yaklaşırken araç hızını azaltmadığından 2. derecede kusurlu olduğu açıklanmış olmakla; kazanın meydana geliş şekline göre davacının kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu, davalı tarafın asli kusurlu olduğunun anlaşılmasına; davalı ...AŞ şirketi davaya cevap vermemiş ve karardan sonra dosyaya vekaletname sunmuş olmakla, aracın uzun süreli olarak başka bir şirkete kiralandığı yönündeki savunmasını ilk kez istinaf aşamasında ileri sürmüş olup, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen itirazların istinaf aşamasında ileri sürülmesi halinde dairemizce nazara alınamayacak olmasına; kaldı ki davalı ...AŞ şirketinin bu hususta dosyaya delil de sunmamış olmasına göre; davalı ... ve ... AŞ vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve esastan reddi gerekmiştir. 2-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. Davaya konu somut olayda, dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat olarak 10.000,00-TL talep edilmiş, davacı vekili 13/03/2018 tarihli celsede talebini somutlaştırarak 10.000,00-TL'lik talebinin 1.000,00-TL'sinin manevi tazminat, 9.000,00-TL sinin de maddi tazminat olduğunu açıklamıştır. Buna rağmen, yerel mahkemece manevi tazminat yönünden talep edilen miktarı aşacak şekilde 4.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla; yukarıda anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde taleple bağlılık ilkesinin ihlali usul ve yasaya aykırı olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın, HMK 353/1–b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, kaza tarihi, kusur durumu, talep miktarı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında 750.00,-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmakla, yanılgılı hususun bu şekilde düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.