(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25902 E. , 2013/9802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma evresinde 08/10/2008 tarihli dilekçesiyle davaya katılmak istediğini belirten şikayetçi kurumun bu isteği ile ilgili mahkemece bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı yasanın 237/2.maddesi gereğince katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...’un ... Posta İşletme Merkez Müdürlüğü’nde memur olarak görev yaptığı, çalıştığı kuruma yalan beyanda bulunarak babas...nedeni ile SSK. sağlık güvencesi altında bulunan annesi sanık ... için çalıştığı kurumdan sağlık karnesi aldığı, bu sağlık karnesinin sanık ... tarafından 1997-2007 yılları arasında kullanılmasından dolayı katılan kurumun 14.615,07 YTL zarara uğradığı iddia edilen olayda; sanık ...’nın sağlık güvencesi kapsamında bulunup bulunmadığının SSK’dan sorulduğu ve cevabi yazı dikkate alınarak sağlık karnesi düzenlendiği ve sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında toplanmış bulunması, sağlık yardımından yararlanmak için sadece kişinin beyanı yeterli olmayıp Bağ-Kur–SSK- Tapu Sicil Müdürlüğü vb. resmi kurum ve kuruluşlardan araştırma yapılmış bulunması gerekçesiyle dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.