(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/201
- Karar No
- 2013/13541
- Karar Tarihi
- 18.09.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/201 E. , 2013/13541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu,
TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek ... gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.Hakkında mahkumiyet kararı verilen ve temyiz kapsamında olmayan diğer sanık ...'nın, katılandan mutfak malzemesi almak istediği ve karşılığında 15.800 TL'lik çeki ciro ederek verdiği, katılanın kuşkulanması üzerine yapılan inceleme sonucu çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, katılanın ihbarı üzerine malları teslim almaya gelen sanıklar ... ve ... Akif'in emniyet mensuplarınca yakalandığı, sanık ...'nın suça konu çeki sanık ... ve kardeşinden temin ettiğini beyan ettiği, bu şekilde sanık ...'in resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında diğer sanıkla birlikte malları almak için katılanın dükkanına gittiğini, olayla ilişkisinin bundan ibaret olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, katılanın da malların alımı için sadece sanık ...'nın kendisiyle irtibata geçtiğini, malları teslim almaya gelirken de yanında sanık ...'in olduğunu beyan etmesi, ekspertiz raporuna göre de çekteki ciroya ilişkin imza ve yazı örneklerinin sanık ...'ya ait olması, çekteki diğer imza ve yazılarla sanık ...'e ait mukayese yazı ve imzaları arasında herhangi bir irtibatın bulunmaması karşısında; sanık ...'nın, çeki sanık ...'den aldığına dair savunması dışında, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmemesi nedeniyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.